Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 6 Temmuz 2024 tarihinde Rusya'nın Bakü Büyükelçisi Mikhail Bocharnikov'u bakanlığa çağırarak, Ukrayna'nın Mikolayiv bölgesinde devlet enerji şirketi SOCAR'a ait bir akaryakıt istasyonuna düzenlenen ve Rusya tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen insansız hava aracı (İHA) saldırısını sert bir dille protesto etti. Saldırıda can kaybı yaşanmazken, tesiste maddi hasar meydana geldiği bildirildi. Azerbaycan yönetimi, sivil altyapıya yönelik bu tür saldırıların uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu vurguladı.
Saldırının detayları ve diplomatik yansımaları
Olay, 5 Temmuz 2024 Pazar günü Ukrayna'nın güneyindeki Mikolayiv bölgesinde meydana geldi. Rus güçlerine ait olduğu belirtilen bir İHA, SOCAR'a ait bir akaryakıt istasyonunu hedef aldı. Patlama sonucu istasyonda yangın çıktığı, ancak itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangının kontrol altına alındığı öğrenildi. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada, sivil tesislerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, Rusya'nın bu saldırıyı durdurması ve benzer eylemlerden kaçınması çağrısında bulundu. Rusya'nın Bakü Büyükelçisi'ne sunulan protesto notasında, saldırının iki ülke arasındaki ilişkilere zarar verebileceği uyarısı yapıldı. Rusya tarafından henüz resmi bir yanıt gelmezken, Moskova'nın olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurması bekleniyor.
Bu diplomatik girişim, Azerbaycan'ın Ukrayna savaşındaki dengeli tutumunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bakü yönetimi, savaşın başından bu yana Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek verirken, Rusya ile de ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürmeye özen gösteriyor. Ancak SOCAR gibi stratejik bir devlet şirketinin tesislerine yönelik saldırı, Azerbaycan'ın tepkisini sertleştirmesine neden oldu. Enerji sektöründe faaliyet gösteren SOCAR'ın Ukrayna'da çok sayıda akaryakıt istasyonu ve lojistik altyapısı bulunuyor. Şirket, savaş nedeniyle birçok tesisini kapatmak zorunda kalmış olsa da, Ukrayna'nın batı bölgelerinde faaliyetlerini sürdürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Rusya-Ukrayna savaşında sivil altyapı hedef alınıyor
Saldırı, Rusya'nın Ukrayna'da sivil altyapıyı hedef alan saldırılarının son örneği olarak kayıtlara geçti. Savaş boyunca Rus güçleri, enerji tesisleri, su şebekeleri ve konut alanlarına yönelik saldırılarıyla uluslararası toplumun tepkisini çekmişti. Mikolayiv bölgesi, savaşın başından bu yana yoğun çatışmalara sahne oluyor ve Rusya'nın stratejik hedefleri arasında yer alıyor. SOCAR tesisine yapılan saldırı, savaşın sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını, sivil ekonomik varlıkların da risk altında olduğunu gösteriyor.
Uluslararası hukuk açısından, sivil tesislere yönelik saldırılar savaş suçu kapsamında değerlendirilebilir. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gibi kuruluşlar, bu tür saldırıları defalarca kınamış olsa da, Rusya'nın tutumunda bir değişiklik gözlenmiyor. Azerbaycan'ın bu olayı uluslararası platformlara taşıması bekleniyor. Öte yandan, Moskova'nın Bakü ile ilişkilerinde bu olayın yaratacağı gerilim, iki ülke arasındaki enerji işbirliğini de etkileyebilir. Rusya, Kafkasya'da Azerbaycan ile yakın ekonomik bağlara sahip; ancak Ukrayna savaşı, bu ilişkiyi zaman zaman zora sokuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem Ukrayna hem de Azerbaycan ile güçlü siyasi ve ekonomik bağlara sahiptir. SOCAR, Türkiye'de de enerji sektöründe önemli yatırımlar yapmış bir şirkettir; STAR Rafinerisi ve TANAP gibi projeler, iki ülke arasındaki işbirliğinin somut örnekleridir. Bu saldırı, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından dolaylı bir risk oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Karadeniz'deki çıkarları ve Ukrayna savaşında oynadığı arabulucu rolü düşünüldüğünde, gelişme Ankara tarafından yakından izlenmektedir. Türkiye, sivil altyapıya yönelik saldırıları daha önce de kınamış ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek vermiştir. Bu olayın, Türkiye'nin bölgedeki enerji projeleri ve diplomatik girişimleri üzerindeki etkisi önümüzdeki günlerde daha net görülecektir.