BAKÜ - Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, casusluk suçlamasıyla hapis cezasına çarptırılan bir Fransız vatandaşını çarşamba günü affetti. Bu karar, Avrupa Birliği'nin (AB) Rus milyarder Alisher Usmanov'a yönelik yaptırımları kaldırmasından yalnızca bir gün sonra geldi. Diplomatik kaynaklara göre, yaptırımların kaldırılmasında Bakü'nün baskısı etkili oldu.
Gelişmenin Arka Planı: Casuslık Suçlaması ve Diplomatik Baskı
Fransız vatandaşının kimliği ve affedilme koşulları henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak Azerbaycan makamları, söz konusu kişiyi casusluk yapmakla suçlayarak tutuklamış ve mahkum etmişti. Fransa, vatandaşının serbest bırakılması için uzun süredir diplomatik girişimlerde bulunuyordu. Aliyev'in affı, AB'nin Usmanov'a yönelik yaptırımları kaldırma kararıyla aynı döneme denk geldi.
AB'nin Usmanov'a yönelik yaptırımları, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında uygulanan geniş kapsamlı yaptırım paketinin bir parçasıydı. Usmanov, AB'nin yaptırım listesinden çıkarılması için hukuki mücadele veriyordu. Diplomatlar, Bakü'nün bu süreçte AB nezdinde yoğun lobi faaliyeti yürüttüğünü ve yaptırımların kaldırılması için baskı yaptığını belirtiyor. Azerbaycan'ın, Usmanov ile yakın ticari ve siyasi bağlantıları olduğu biliniyor.
Bu tür bir eşzamanlılık, uluslararası ilişkilerde sıkça görülen bir 'karşılıklılık' veya 'jest' diplomasisi örneği olarak yorumlanıyor. Bakü, AB'nin yaptırım kararını yumuşatması karşılığında Fransa'ya bir jest yaparak, hem Fransa ile ilişkilerini onarmayı hem de AB ile diyaloğunu güçlendirmeyi hedefliyor olabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Azerbaycan'ın Denge Politikası
Azerbaycan, son yıllarda hem Rusya hem de Batı ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışan bir dış politika izliyor. Ukrayna savaşı sonrası Rusya'nın Batı ile karşı karşıya gelmesi, Azerbaycan gibi ülkelerin manevra alanını genişletti. Bakü, bir yandan Türkiye ve Batı ile enerji ve güvenlik işbirliğini sürdürürken, diğer yandan Rusya ile ekonomik ve siyasi bağlarını koruyor.
AB'nin Usmanov yaptırımını kaldırması, Batı'nın Rus oligarklara yönelik yaptırım cephesinde bir çatlak olarak değerlendiriliyor. Usmanov, AB'nin yanı sıra ABD ve İngiltere'nin de yaptırım listelerinde yer alıyordu. AB'nin bu adımı, yaptırımların hukuki dayanağı ve etkinliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Özellikle Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (ABAD) bazı yaptırım kararlarını iptal etmesi, AB'nin yaptırım rejimini zayıflatıyor.
Azerbaycan'ın Fransız vatandaşını affetmesi, aynı zamanda Fransa ile Azerbaycan arasındaki gerilimin bir nebze olsun azalması anlamına geliyor. İki ülke arasında Dağlık Karabağ savaşı sonrası yaşanan anlaşmazlıklar ve Fransa'nın Ermenistan'a verdiği destek nedeniyle ilişkiler gergindi. Bu af, diplomatik bir açılım sinyali olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Azerbaycan'ın AB nezdinde yürüttüğü lobi faaliyetleri ve ardından gelen af kararı, Türkiye'nin bölgesel stratejisi açısından önemli ipuçları veriyor. Ankara, Bakü ile 'iki devlet tek millet' anlayışı çerçevesinde yakın ilişkilere sahip. Azerbaycan'ın AB ile ilişkilerini yumuşatması ve Rus oligarklara yönelik yaptırımlarda etkili olması, Türkiye'nin de Batı ile Rusya arasında denge politikası izlediği bir dönemde dikkat çekici. Bu gelişme, Türkiye'nin Güney Kafkasya'daki nüfuzunu ve arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ayrıca, AB'nin yaptırım rejimindeki çatlaklar, Türkiye'nin Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürme konusundaki argümanlarını destekleyebilir. Türkiye, Azerbaycan üzerinden Avrupa'ya enerji koridoru projelerinde kritik bir ortak olduğundan, Bakü'nün Batı ile ilişkilerinin seyri Ankara için stratejik önem taşıyor.