Avustralya, Aralık 2024'te dünyada bir ilke imza atarak 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimini yasaklayan yasayı yürürlüğe koydu. Bu hamle, TikTok, Instagram, Snapchat gibi popüler platformların çocukların ruh sağlığı, mahremiyeti ve güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerine karşı alınan en sert tedbir olarak kayıtlara geçti. Avustralya'nın bu cesur adımı, kısa sürede Avrupa'dan Asya'ya birçok ülkede benzer yasama çalışmalarını tetikledi. Fransa, Almanya, İngiltere ve İspanya gibi ülkeler, çocukları dijital tehditlerden korumak için yaş sınırlamaları, ebeveyn onayı zorunluluğu ve platformlara yönelik para cezaları gibi önlemleri hayata geçirmeye hazırlanıyor.
Avustralya'nın yasağı ve yankıları
Avustralya parlamentosu, 16 yaş altındaki kullanıcıların sosyal medya platformlarına erişimini yasaklayan yasayı 27 Aralık 2024'te kabul etti. Yasaya göre, platformların kullanıcılarının yaşını doğrulama yöntemleri geliştirmesi ve yasağa uymayan şirketlere 50 milyon Avustralya dolarına (yaklaşık 32 milyon ABD doları) varan para cezaları uygulanması öngörülüyor. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, yasayı "çocuklarımızı korumak için tarihi bir adım" olarak nitelendirirken, sosyal medya şirketleri uygulamanın pratikte zor olduğunu ve ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceğini savundu. Ancak yasa, aileler ve çocuk hakları savunucuları tarafından geniş destek gördü.
Yasanın ardından, Avustralya'nın eyalet yönetimleri, okullarda akıllı telefon kullanımını kısıtlayan ek düzenlemeler de getirdi. Yeni Güney Galler, Victoria ve Queensland eyaletleri, ilkokul ve ortaokullarda cep telefonu kullanımını yasaklarken, Avustralya genelinde dijital bağımlılıkla mücadele programları başlatıldı. Bu adımlar, çocukların hem sosyal medyaya hem de akıllı telefonlara bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Avrupa'da artan düzenlemeler ve küresel eğilim
Avrupa'da da benzer bir eğilim gözleniyor. Fransa, 2023 yılında 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya hesabı açabilmesi için ebeveyn iznini zorunlu kılan bir yasayı kabul etmişti. Almanya'da ise koalisyon hükümeti, 16 yaş altına sosyal medya yasağını görüşüyor; İngiltere'de Çevrimiçi Güvenlik Yasası çocukları zararlı içeriklerden korumak için şirketlere yeni yükümlülükler getiriyor. İspanya ve İtalya da yaş doğrulama sistemleri ve ebeveyn kontrol araçlarını zorunlu kılan yasalar üzerinde çalışıyor. Avrupa Komisyonu, Dijital Hizmetler Yasası kapsamında platformların çocuk koruma standartlarına uyumunu denetliyor. Özellikle TikTok, Meta ve Snap'in algoritmik içerik önermeleri, genç kullanıcıları radikalleşme, yeme bozuklukları ve siber zorbalık gibi risklere açık hale getirdiği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Asya'da ise Çin, 2021'de 18 yaş altı kullanıcıların oyun süresini haftada üç saatle sınırlayan düzenlemeler getirmişti; şimdi sosyal medya için de benzer adımlar değerlendiriliyor. Güney Kore'de hükümet, çocukların akıllı telefon kullanımını sınırlamak için bir uygulama geliştirdi. Hindistan ise 16 yaş altı kullanıcılar için ebeveyn onayı zorunluluğunu tartışıyor. Bu küresel eğilim, sosyal medya şirketlerinin iş modellerini ve çocuk güvenliği politikalarını köklü şekilde değiştirmeye zorluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de benzer bir tartışmayı gündeme getirebilir. Türkiye, 2020'de sosyal medya yasasıyla platformlara temsilci atama ve içerik kaldırma zorunluluğu getirmişti ancak çocuklara yönelik özel bir yaş sınırlaması henüz bulunmuyor. Avustralya ve Avrupa'daki bu sert düzenlemeler, Türk kamuoyunda ve yasama organında çocukların dijital güvenliğine ilişkin yeni adımlar atılmasını tetikleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin genç nüfus yapısı ve sosyal medya kullanım oranının yüksekliği, bu tür bir yasağın etkisini artırabilir. Küresel eğilim, Türkiye'yi çocuk koruma standartlarını yükseltme ve uluslararası mevzuata uyum sağlama konusunda teşvik edici bir rol oynuyor. Ekonomik boyutta ise, Türk teknoloji şirketleri için yerel yaş doğrulama çözümleri ve dijital ebeveyn kontrol araçları geliştirme fırsatı doğabilir.