Avustralya'nın çevrimiçi güvenlik izleme kurumu eSafety, yayımladığı raporda, 'sextortion' (cinsel şantaj) vakalarında en büyük mağdur grubunun genç erkekler olduğunu ortaya koydu. 2023 yılının altı aylık döneminde 2.000'den fazla şikayet alan kurum, bu vakaların büyük çoğunluğunda faillerin kurbanları özel fotoğraflarını paylaşmakla tehdit ettiğini belirtti. Rapora göre, 18-24 yaş arası erkekler diğer tüm yaş gruplarından daha fazla sextortion mağduru olurken, kadınlar da benzer saldırılara maruz kalıyor ancak oran daha düşük. eSafety Komiseri Julie Inman Grant, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bu tür suçların genellikle sosyal medya ve flört uygulamaları üzerinden işlendiğini ve kurbanların utanç duygusuyla polise başvurmaktan çekindiğini ifade etti.
Artan tehdit: Dijital şantaj yöntemleri
Sextortion, dijital çağın yeni tehditlerinden biri olarak özellikle genç yetişkinleri hedef alıyor. Suçlular, sosyal medya platformlarında veya flört uygulamalarında sahte profiller oluşturarak kurbanlarıyla iletişime geçiyor, onları özel fotoğraf veya videolar göndermeye ikna ediyor. Ardından bu materyalleri, para veya daha fazla görüntü talep etmek için kullanıyorlar. eSafety verilerine göre, vakaların yaklaşık üçte birinde failler para isterken, kalan kısımda ise cinsel içerikli görüntü talebinde bulunuluyor. Kurum, bu tür durumlarda mağdurların hemen şikayette bulunmasını ve asla para ödememelerini öneriyor. Avustralya Federal Polisi de konuya ilişkin soruşturmaların sürdüğünü ve uluslararası işbirliğinin önemini vurguluyor.
Küresel boyut: Benzer eğilimler dünya genelinde
Sextortion sorunu yalnızca Avustralya'yla sınırlı değil. ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde de benzer artışlar gözlemleniyor. FBI, 2022 yılında 18.000'den fazla sextortion vakası rapor ettiğini ve mağdurların çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğunu açıklamıştı. Uzmanlar, pandemi döneminde insanların çevrimiçi platformlarda daha fazla vakit geçirmesiyle bu tür suçların arttığını belirtiyor. Özellikle yapay zeka teknolojileriyle oluşturulan deepfake (derin sahte) görüntüler, suçluların elini güçlendiriyor. Bu nedenle birçok ülke, çevrimiçi güvenlik yasalarını sıkılaştırma yoluna gidiyor. Avustralya'nın eSafety düzenleyicisi, platformlara içerik kaldırma ve şikayet süreçlerini iyileştirme yönünde baskı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'daki bu veriler, Türkiye'de de benzer bir riskin varlığına işaret ediyor. Türkiye'de sosyal medya kullanımının yüksek olması ve dijital okuryazarlık seviyesinin henüz istenen düzeyde olmaması, gençleri benzer tehditlere açık hale getiriyor. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün siber suç verileri, sextortion vakalarının giderek arttığını gösteriyor ancak resmi raporlama eksikliği sorunu büyütüyor. Türkiye'nin, Avustralya örneğini değerlendirerek çevrimiçi güvenlik yasalarını güçlendirmesi, mağdur destek mekanizmalarını iyileştirmesi ve kamuoyunu bilinçlendirmesi gerekiyor. Ayrıca uluslararası işbirliğiyle suç çetelerine karşı ortak operasyonlar düzenlenmesi, küresel boyutta bir tehdit olan sextortion'la mücadelede önemli bir adım olacaktır.