Avustralya'da Ulusal Engellilik Sigortası Programı (NDIS) kapsamında yapılan reformların belgeleri, 2030 yılına kadar yaklaşık 144 bin 600 kişinin otizm desteğinden yararlanamayacağını ortaya koydu. İç hesaplamalara göre bu kişilerin büyük çoğunluğunu 18 yaş altı çocuklar oluşturuyor. Reform, hükümetin bütçe açığını kapatma ve programı sürdürülebilir kılma hedefiyle hazırlandı. Ancak aileler ve engelli hakları savunucuları, otizmli bireylerin temel desteklerden mahrum kalacağını belirterek sert tepki gösterdi.
Gelişmenin arka planı
NDIS, 2013 yılında Avustralya'da engelli bireylere yönelik kapsamlı bir destek programı olarak başlatıldı. Program, otizm, serebral palsi, down sendromu gibi kalıcı engelleri olan kişilere sağlık, eğitim, istihdam ve günlük yaşam desteği sağlıyor. Ancak programın maliyeti hızla arttı; 2023-2024 bütçe yılında 35 milyar Avustralya dolarına ulaştı. Hükümet, bu yıl yayımladığı reform paketiyle programın büyümesini yavaşlatmayı ve önümüzdeki beş yılda 14 milyar dolar tasarruf etmeyi planlıyor. Reform kapsamında otizm kriterleri daraltılacak, sadece 'ciddi' veya 'ağır' düzeyde otizm tanısı olanlar programda kalabilecek. Bu değişikliklerin 1 Temmuz 2025'te yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Belgeler, reformun uygulanması durumunda 144 bin 600 kişinin programa erişimini kaybedeceğini gösteriyor. Bunların yüzde 80'inden fazlası 18 yaş altı çocuklar. Aileler, çocuklarının konuşma terapisi, davranış terapisi ve özel eğitim desteği gibi temel hizmetlerden mahrum kalacağını ifade ediyor. Avustralya Otizm Derneği, reformun 'otizmli bireyleri damgaladığını' ve 'bir engel grubunu hedef aldığını' savunuyor. Hükümet ise reformun, programın sürdürülebilirliği için gerekli olduğunu, kaynakların en çok ihtiyacı olanlara yönlendirileceğini belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Avustralya'daki bu reform, küresel çapta birçok ülkede uygulanan kemer sıkma politikalarının ve sosyal refah harcamalarındaki kısıtlamaların bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Özellikle İngiltere ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde de benzer sağlık ve sosyal yardım programlarında kesinti tartışmaları yaşanıyor. Öte yandan, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde her 100 çocuktan birine otizm tanısı konuyor. Otizm spektrum bozukluğuna sahip bireylerin eğitim, istihdam ve toplumsal katılım alanlarında yaşadığı zorluklar, bu tür reformların etkilerini daha da derinleştiriyor.
Avustralya'daki reformlar aynı zamanda bir insan hakları meselesi olarak da görülüyor. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne taraf olan Avustralya'nın, sözleşme hükümlerine aykırı şekilde otizmli bireylerin destekten yoksun bırakılması eleştiriliyor. Engelli hakları örgütleri, hükümetin kararını yargıya taşıma hazırlığında olduklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de otizm tanısı alan birey sayısı giderek artıyor. 2023 verilerine göre Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel eğitim okullarında yaklaşık 36 bin otizmli öğrenci eğitim görüyor. Avustralya'daki reform, engelli bireylere yönelik sosyal yardım ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği konusunda önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye'nin de benzer bir mali baskıyla karşılaşması durumunda, engelli destek programlarının kapsamı ve bütçesi yeniden değerlendirilebilir. Ayrıca bu tür reformların küresel bir trend haline gelmesi, Türkiye'nin sosyal politika oluşturma süreçlerini etkileyebilir. Engelli hakları savunucuları, bu gelişmeyi takip ederek olası olumsuz etkilere karşı hazırlıklı olmalıdır.