Avustralya'da 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklama girişimi, beklenen etkiyi yaratamadı. Yeni bir araştırmaya göre, yasağa rağmen gençlerin yüzde 85'i hâlâ TikTok, Instagram ve Snapchat gibi platformları kullanıyor. Akademisyenler, bu tür bir yasağın bir gecede tüm 16 yaş altı kullanıcıları platformlardan uzaklaştırmanın gerçekçi olmadığını belirtiyor. Uygulamanın denetim zorlukları ve gençlerin yaratıcı yöntemlerle engelleri aşması, yasağın başarısını sorgulatıyor.
Gelişmenin arka planı
Avustralya hükümeti, 2024 yılında 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayan bir yasa çıkardı. Yasa, platformların yaş doğrulama sistemleri kurmasını zorunlu kılıyor ve ihlal durumunda ağır para cezaları öngörüyor. Ancak uygulama aşamasında önemli sorunlar ortaya çıktı. Çocuklar, ebeveynlerinin kimlik bilgilerini kullanarak veya yaş doğrulama yazılımlarını atlatarak platformlara erişmeye devam ediyor.
Sidney Teknoloji Üniversitesi'nden Profesör Amanda Third, yasağın "gerçekçi olmayan bir hayal" olduğunu söylüyor: "Dijital okuryazarlık ve ebeveyn denetimi olmadan, sadece yasaklama yaklaşımı işe yaramıyor. Gençler, kendilerini ifade edebilecekleri ve sosyalleşebilecekleri bu platformları terk etmeyecek." Araştırmalar, yasak sonrası çocukların yüzde 40'ının VPN kullanımına başvurduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Avustralya'nın bu girişimi, dünyada çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik en katı yasalardan biri. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası kapsamında 16 yaş altı için daha esnek kurallar uygularken, ABD'de Utah ve Arkansas gibi eyaletler benzer yasaklar getirmeye çalışıyor. Ancak Avustralya örneği, yasakların tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.
Uzmanlar, yasakların yanı sıra eğitim ve farkındalık programlarının da hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca platformların algoritma tasarımında çocuk koruma önlemlerini artırması bekleniyor. Avustralya hükümeti, yasağın etkinliğini artırmak için yapay zeka destekli yaş doğrulama sistemlerine yatırım yapmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer tartışmalar yaşanıyor. Dijital bağımlılık ve çocukların çevrimiçi güvenliği konularında farkındalık artsa da, kapsamlı bir yasal düzenleme henüz mevcut değil. Avustralya deneyimi, sadece yasaklamanın yeterli olmadığını, eğitim ve denetim mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye, bu konuda ulusal bir strateji geliştirirken Avustralya'nın yaşadığı sorunlardan ders çıkarabilir. Ayrıca, küresel teknoloji şirketlerinin yaş doğrulama sistemlerine uyumu, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası iş birliğini gerektiriyor.