Avustralya'da kamuoyunun ABD'ye olan güveni tüm zamanların en düşük seviyesine gerilerken, Çin'e yönelik olumlu algı dördüncü yıl üst üste yükselmeye devam ediyor. Lowy Enstitüsü tarafından yapılan yıllık kamuoyu yoklamasına göre, Avustralyalıların yalnızca yüzde 48'i ABD'nin küresel istikrara katkı sağladığını düşünüyor. Bu oran, bir önceki yıl yüzde 53 iken, 2019'daki yüzde 62 seviyesinden ciddi bir düşüşü işaret ediyor. Öte yandan, Avustralya'nın Çin ile olan ilişkisini 'en önemli' görenlerin oranı yüzde 51'e yükselmiş durumda. Bu, 2020'de yüzde 49 olan oranın üzerinde bir artışı temsil ediyor.
Değişen algılar ve faktörler
Anket sonuçları, özellikle genç Avustralyalılar arasında Çin'e yönelik algının daha olumlu olduğunu gösteriyor. 18-44 yaş arası katılımcıların yüzde 60'ı Çin ile ilişkileri öncelikli görürken, 45 yaş ve üzerinde bu oran yüzde 42'ye düşüyor. Uzmanlar, bu değişimin arkasında Trump yönetiminin istikrarsız politikaları, ticaret savaşları ve Çin'in ekonomik cazibesinin etkili olduğunu belirtiyor. Avustralya'nın Çin ile ticaret hacmi 2023'te 300 milyar Avustralya dolarını aşarken, ABD ile ticaret 60 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ayrıca, Çin'in Asya Altyapı Yatırım Bankası'na (AIIB) katılımı ve bölgesel kalkınma projelerine yaptığı yatırımlar, Avustralya kamuoyunda olumlu bir izlenim yaratıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Avustralya'daki bu algı değişimi, Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengelerini de etkiliyor. Avustralya hükümeti, resmi olarak ABD ile olan güvenlik ittifakını (ANZUS) sürdürmekle birlikte, kamuoyundaki bu eğilim Canberra'nın Çin ile daha pragmatik bir denge politikası izlemesine yol açabilir. Öte yandan, ABD'nin Avustralya'daki imajına darbe vuran faktörler arasında Trump'ın iklim değişikliğini reddeden tutumu, Pasifik Adaları'na yönelik ilgisizlik ve Kuşak ve Yol Girişimi'ne yönelik olumsuz söylemleri sayılabilir. Çin ise, Avustralya'nın demir cevheri, doğalgaz ve tarım ürünleri ihracatında kilit pazar olmaya devam ediyor. Bu durum, Avustralya'nın Çin'e bağımlılığını artırarak, siyasi tercihlerini de şekillendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya kamuoyundaki bu değişim, Türkiye için dolaylı ancak önemli sinyaller taşıyor. Türkiye, hem ABD ile ittifak ilişkilerini sürdürmeye çalışan hem de Çin ile ekonomik işbirliğini derinleştiren bir ülke olarak benzer bir ikilemle karşı karşıya. Avustralya örneği, Çin'e yönelik kamuoyu algısının zamanla değişebileceğini ve ticari bağımlılığın siyasi tercihlere yansıyabileceğini gösteriyor. Ayrıca, ABD'nin bölgesel ittifaklardaki güven kaybı, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve alternatif ittifak arayışlarını da etkileyebilir. Türk dış politikası, bu eğilimi dikkate alarak Asya-Pasifik'teki dengeleri yakından izlemeli ve Çin ile olan ilişkilerini stratejik bir perspektifle yönetmelidir.