Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ülkede çocukların sosyal medya kullanımına yönelik getirilen yasağın beklenen etkiyi yaratmadığını kabul ederek, teknoloji devlerine uygulanacak cezaların iki katına çıkarılacağını açıkladı. Cumartesi günü yapılan duyuruda, mevcut 50 milyon Avustralya doları olan maksimum ceza miktarının 100 milyon Avustralya dolarına (yaklaşık 62 milyon ABD doları) yükseltileceği belirtildi. Karar, yasağın yürürlüğe girmesinden bu yana gençlerin platformlara erişiminde anlamlı bir düşüş olmadığını ortaya koyan araştırmaların ardından geldi.
Yasağın arka planı ve mevcut durum
Avustralya hükümeti, 2023 yılında 14 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlayan dünyanın en katı yasalarından birini kabul etmişti. Yasaya göre, TikTok, Instagram, Facebook ve X gibi platformlar, çocukların hesap açmasını engellemek için “makul adımlar” atmak zorunda. Ancak uygulamada, yaş doğrulama sistemlerinin kolayca aşılması ve ebeveyn izni mekanizmalarının yetersiz kalması nedeniyle yasağın büyük ölçüde etkisiz kaldığı ortaya çıktı. Hükümet yetkilileri, özellikle gençler arasında alternatif platformlara yönelme ve VPN kullanımı gibi yöntemlerle yasağın delindiğini kabul ediyor.
Eleştirmenler, yasağın çocukları korumak yerine onları daha az denetlenen alanlara ittiğini savunuyor. Eylül ayında yayınlanan bir rapor, yasak sonrası 12-14 yaş arası çocukların sosyal medya kullanımında yalnızca yüzde 3’lük bir azalma olduğunu, buna karşın Discord ve Telegram gibi şifreli mesajlaşma uygulamalarına ilginin arttığını gösterdi. Teknoloji şirketleri ise uyum maliyetlerinin yüksek olduğunu ve net bir kılavuz olmadan hareket etmenin zor olduğunu dile getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Avustralya’nın bu adımı, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerine karşı dünya genelinde artan düzenlemelerin bir parçası. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası ile platformlara daha sıkı kurallar getirirken, ABD’nin birçok eyaletinde de benzer yasalar tartışılıyor. Ancak Avustralya’nın cezaları artırma kararı, bu konuda en sert önlemi alan ülke olarak öne çıkmasını sağlıyor. Uzmanlar, bu tür cezaların teknoloji şirketlerini daha etkili yaş doğrulama sistemleri geliştirmeye zorlayabileceğini, ancak ifade özgürlüğü ve mahremiyet endişelerini de beraberinde getirdiğini belirtiyor. Özellikle Çin merkezli TikTok gibi platformlar, Avustralya’nın kararının küresel operasyonlarını etkileyebileceği endişesini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de benzer bir tartışma, özellikle son yıllarda çocukların sosyal medya kullanımının artmasıyla gündeme geliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında farkındalık kampanyaları yürütse de, Avustralya’nın ceza odaklı yaklaşımının doğrudan bir model alınıp alınmayacağı belirsiz. Türkiye’nin sosyal medya platformlarına yönelik düzenlemeleri genellikle içerik denetimi ve ulusal güvenlik ekseninde şekillenirken, çocuk koruma boyutu daha çok ebeveyn sorumluluğuna bırakılıyor. Avustralya’nın kararı, küresel ölçekte sosyal medya şirketlerinin yükümlülüklerini artıran bir eğilimi yansıtıyor; bu durum, ilerleyen dönemde Türkiye’nin de benzer adımlar atması için bir emsal teşkil edebilir.