Avustralya'da Kasım 2024'te yürürlüğe giren ve 16 yaş altındaki gençlerin sosyal medya kullanımını yasaklayan yasa, beklendiği gibi etkili olamadı. Melbourne merkezli bağımsız araştırma kuruluşu The Australia Institute tarafından yapılan bir ankete göre, yasanın yürürlüğe girmesinden üç ay sonra, 16 yaş altındaki gençlerin yüzde 80'inden fazlası (yüzde 81) hâlâ sosyal medya kullanmaya devam ediyor. Bu oran, 12-15 yaş aralığındaki gençlerde yüzde 73, 8-11 yaş aralığındaki çocuklarda ise yüzde 57 olarak kaydedildi. Araştırma, yasağın çocukların sosyal medyaya erişimini engellemekte büyük ölçüde başarısız olduğunu ortaya koyuyor.
Yasağın arka planı ve uygulanabilirliği
Avustralya hükümeti, geçen yıl kasım ayında parlamentodan geçirdiği yasayla, Instagram, TikTok, Snapchat gibi platformlarda 16 yaş altı kullanıcılara hesap açma ve kullanma iznini kaldırmıştı. Yasa, teknoloji şirketlerine bu yasağı uygulama sorumluluğu getiriyor ve ihlal durumunda 50 milyon Avustralya dolarına kadar para cezası öngörüyor. Ancak uygulama aşamasında ciddi sorunlar yaşanıyor. Araştırmaya göre, gençler yasağı aşmak için VPN kullanımı, aile üyelerinin hesaplarını kullanma veya sahte doğum tarihleri girme gibi yöntemlere başvuruyor. Ankete katılan ebeveynlerin yüzde 42'si, çocuklarının yaş doğrulamasını atlatmak için kullandıkları yöntemlerden haberdar olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, yalnızca yasal düzenlemelerin çocukları çevrimiçi zararlardan korumak için yeterli olmadığını vurguluyor. The Australia Institute'un araştırma direktörü Dr. Steven Barrett, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'İyi niyetli bir yasa, ancak uygulanamazsa anlamını yitirir. Teknoloji şirketlerinin daha sıkı kontroller getirmesi kadar, ebeveynlerin bilinçlendirilmesi ve çocukların medya okuryazarlığının artırılması da kritik öneme sahip' ifadelerini kullandı.
Küresel boyut ve benzer yasaklar
Avustralya'nın bu adımı, dünya genelinde çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik artan eğilimin bir parçası. Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkeler de benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Ancak Avustralya, uyguladığı sert yaptırımlarla en katı yasalardan birine sahip. Bununla birlikte, araştırma sonuçları, yasaların tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Uzmanlar, yasakların yanı sıra eğitim programları, ebeveyn denetim araçları ve platformların kendi içerik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gibi çok yönlü bir strateji izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Çocukların çevrimiçi ortamda karşılaştıkları siber zorbalık, uygunsuz içerik ve bağımlılık riski gibi sorunlar, yalnızca yasalarla çözülebilecek kadar basit değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de çocukların sosyal medya kullanımına yönelik benzer tartışmalar yaşanıyor. 2023'te yürürlüğe giren dijital bağımlılıkla mücadele programı kapsamında, 16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik bazı adımlar atılmış olsa da, bu tür yasakların etkinliği Avustralya örneğinde olduğu gibi sorgulanmalıdır. Türkiye'nin genç nüfusu ve yüksek sosyal medya kullanım oranı göz önüne alındığında, yalnızca yasal düzenlemelerle değil, aynı zamanda medya okuryazarlığı eğitimi, ebeveyn farkındalığı ve teknoloji şirketleriyle iş birliği gibi kapsamlı politikalar geliştirmesi gerekiyor. Avustralya deneyimi, salt yasakların çocukları çevrimiçi risklerden korumada yetersiz kalabileceğini, bu nedenle Türkiye'nin de çok boyutlu bir strateji izlemesi gerektiğini ortaya koyuyor.