ABD'de bir avukat, TikTok yayınları ve dini semboller kullanarak savunmasız göçmenleri çekip vize başvurularını üstlenmekle, ancak başvuruların reddedilmesine veya ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) tarafından bozulmasına neden olmakla suçlanıyor. Alexandra Lozano Kennedy hakkında açılan davada, avukatın özellikle Latin kökenli göçmenleri hedef aldığı belirtiliyor.
Davanın Arka Planı
Dava dilekçesine göre Kennedy, sosyal medyada yayınladığı videolarda Meryem Ana heykelleri, haçlar ve dini semboller kullanarak güven vermeye çalıştı. Müvekkillerine vize başvurularında yüksek başarı oranı vaat ettiği, ancak birçok başvurunun USCIS tarafından reddedildiği veya daha sonra iptal edildiği iddia ediliyor.
Davacılar, Kennedy'ye binlerce dolar ödediklerini, ancak başvurularının eksik veya hatalı hazırlanması nedeniyle geri çevrildiğini öne sürüyor. Ayrıca, avukatın müvekkillerini yanıltarak gerçek şanslarını abarttığı ve dini duygularını istismar ettiği belirtiliyor.
Kennedy ise iddiaları reddederek, müvekkillerine en iyi hizmeti sunduğunu ve başvuruların reddedilmesinin kendi hatası olmadığını savunuyor. Dava, göçmenlik hukuku alanında sosyal medyanın etik kullanımı konusunu gündeme getirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki göçmenlik sisteminin karmaşıklığı, avukatların sosyal medya üzerinden reklam yapmasını yaygınlaştırdı. Ancak bu dava, özellikle savunmasız göçmenlerin istismar edilmesine karşı düzenleyici adımları tetikleyebilir. Latin Amerika ülkelerinden ABD'ye göç, 2023'te rekor seviyelere ulaştı. Bu tür davalar, göçmenlerin güvenilir hukuki temsilcilere erişimini zorlaştırabilir. Ayrıca, sosyal medya platformlarının reklam politikaları da sorgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de de sosyal medya üzerinden vize veya oturum izni danışmanlığı yapan kişilere karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor. Türkiye'den ABD'ye göç etmek isteyenler, benzer dolandırıcılıklarla karşılaşma riski taşıyor. ABD'nin göçmenlik sisteminde yaşanan bu tür skandallar, Türk vatandaşlarının güvenilir avukatlara yönelmesini teşvik edebilir. Ayrıca, bu durum ABD'nin göçmenlik bürokrasisindeki zafiyetleri ortaya koyarak, Türk yetkililerin benzer suiistimallere karşı önlem almasına vesile olabilir.