Avrupa'nın beş büyük NATO üyesi Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve İngiltere'nin savunma bakanları, pazartesi günü yaptıkları ortak açıklamada, kıtanın güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk almaya hazır olduklarını belirterek ABD'yi "vazgeçilmez müttefik" olarak nitelendirdi. Bakanlar, Washington ile işbirliğini daha da güçlendirme sözü verdi.
Gelişmenin arka planı
Bu açıklama, NATO içinde Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırma ve yeteneklerini geliştirme yönündeki uzun süredir devam eden tartışmaların son halkası olarak öne çıkıyor. Özellikle 2014 Galler Zirvesi'nde kabul edilen ve üye ülkelerin GSYİH'lerinin yüzde 2'sini savunmaya ayırmalarını öngören taahhüt, birçok Avrupa ülkesi tarafından henüz tam olarak yerine getirilmedi. Ancak son yıllarda artan jeopolitik gerilimler, özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırgan tutumu ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık, Avrupa başkentlerinde savunma konusundaki duyarlılığı artırdı.
Beş ülkenin savunma bakanlarının ortak açıklaması, aynı zamanda transatlantik ilişkilerde son dönemde yaşanan dalgalanmalara da bir yanıt niteliğinde. ABD'nin özellikle eski Başkan Donald Trump döneminde Avrupa'nın savunma harcamalarına yönelik eleştirileri ve zaman zaman NATO'dan çekilme tehditleri, Avrupa ülkelerini kendi savunma kapasitelerini güçlendirme arayışına itmişti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2019'da NATO'nun "beyin ölümü" gerçekleştiği yönündeki açıklaması da bu tartışmaları derinleştirmişti.
Son dönemde ise ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, ittifak içindeki işbirliğini yeniden tesis etme ve güçlendirme yönünde adımlar attı. Beş ülkenin savunma bakanlarının ABD'yi "vazgeçilmez müttefik" olarak tanımlaması, bu çabaların bir yansıması olarak görülebilir. Açıklamada ayrıca, Avrupa'nın savunma sanayisinin güçlendirilmesi, ortak projelerin geliştirilmesi ve askeri hareketliliğin artırılması gibi konularda işbirliğinin derinleştirileceği belirtildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, NATO'nun geleceği açısından kritik bir dönemeçte yaşanıyor. İttifak, Soğuk Savaş sonrası dönemde varlığını sorgularken, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ile birlikte yeniden merkezi bir rol üstlendi. Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırma taahhüdü, ittifak içindeki yük paylaşımı tartışmalarını hafifletmeyi amaçlıyor. Ancak uzmanlar, açıklamaların somut adımlara dönüşmesinin zaman alacağını ve Avrupa'nın savunma sanayisinin ciddi yatırımlara ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.
Beş ülkenin (Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve İngiltere) Avrupa'nın en büyük ekonomileri ve askeri güçleri olması, açıklamanın ağırlığını artırıyor. Bu ülkelerin savunma bakanlarının bir araya gelerek ortak bir vizyon açıklaması, Avrupa savunma işbirliğinin kurumsallaşması yolunda önemli bir adım olarak yorumlanıyor. Özellikle Polonya'nın son yıllarda savunma harcamalarını önemli ölçüde artırması ve ABD ile yakın ilişkileri, bu ülkeyi Avrupa savunmasında kilit bir aktör haline getirdi.
İngiltere'nin Brexit sonrası dönemde Avrupa savunma işbirliğine dahil olma çabası da dikkat çekici. İngiltere, Brexit ile birlikte AB dışında kalsa da NATO çerçevesinde Avrupa güvenliğine katkı sunmaya devam ediyor. Fransa ise uzun süredir "Avrupa stratejik özerkliği" kavramını savunuyor ve ABD'ye olan bağımlılığın azaltılması gerektiğini dile getiriyor. Ancak son açıklamada ABD'nin "vazgeçilmez" olarak nitelendirilmesi, Fransa'nın da transatlantik bağa verdiği önemi gösteriyor.
Almanya'nın tutumu ise ayrıca önemli. Uzun yıllar savunma harcamalarını düşük tutan Almanya, Şansölye Olaf Scholz'un 2022'de açıkladığı "Zeitenwende" (dönüm noktası) politikası ile savunma alanında büyük bir dönüşüm başlattı. Almanya'nın bu yeni pozisyonu, Avrupa savunmasında liderlik rolü üstlenme isteğinin bir göstergesi.
İtalya ise Akdeniz güvenliği ve göç konularında ön plana çıkarken, savunma sanayisinde de önemli aktörler arasında. Beş ülkenin ortak açıklaması, Avrupa'nın savunma alanında daha koordineli ve etkili bir yapıya kavuşması yönünde bir irade ortaya koyuyor. Ancak bu iradenin somut yeteneklere dönüşmesi için önümüzdeki dönemde atılacak adımlar belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa'nın önde gelen NATO ülkelerinin savunmada daha fazla sorumluluk alma ve ABD ile işbirliğini güçlendirme yönündeki açıklaması, Türkiye için hem fırsatlar hem de zorluklar barındırıyor. Türkiye, NATO içinde ikinci büyük orduya sahip olmasına rağmen uzun süredir AB savunma projelerinden dışlanma endişesi taşıyor. Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini artırması, Türkiye'nin de bu süreçte yer alması gerekliliğini ortaya koyuyor. Öte yandan, Türkiye'nin son dönemde Rusya ile yakınlaşması ve ABD ile yaşadığı anlaşmazlıklar (S-400, F-35 gibi) transatlantik ilişkilerde gerginliğe yol açmıştı. Bu açıklama, Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki konumunu yeniden değerlendirmesi ve Avrupa savunma işbirliğinde aktif rol alması için bir çağrı olarak okunabilir. Ayrıca, Avrupa'nın savunma harcamalarını artırması, Türk savunma sanayisi için işbirliği imkanları yaratabilir.