Avrupa Parlamentosu üyeleri, Avrupa Birliği'ni (AB) işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan yasadışı İsrail yerleşimleriyle ticareti derhal durdurması için harekete geçmeye çağırdı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail'in söz konusu bölgelerdeki yerleşimleri genişletme planlarının "uluslararası hukuka uygun olmadığını" vurguladı. Bu açıklama, Avrupa Parlamentosu'nda yapılan bir oturumda gündeme gelirken, milletvekilleri AB'nin bu konuda daha somut adımlar atması gerektiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da yerleşim faaliyetlerini artırması, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına göre, bu yerleşimler uluslararası hukukun ihlali anlamına geliyor. AB, daha önce İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin etiketlenmesini zorunlu kılmış ancak tam bir ticaret yasağı getirmemişti. Avrupalı milletvekilleri, bu yasağın uygulanmasının zamanının geldiğini savunuyor. Özellikle son dönemde İsrail hükümetinin yeni yerleşim birimleri inşa etme kararları, bölgedeki tansiyonu yükseltiyor. Filistin yönetimi ise bu adımları "barış sürecine darbe" olarak nitelendiriyor. Avrupa Parlamentosu'ndaki Sosyalistler ve Demokratlar Grubu'nun sözcüsü, "AB'nin kendi yasalarına ve uluslararası hukuka saygı göstermesi gerektiğini" ifade etti. Aynı oturumda konuşan Yeşiller Grubu üyesi bir milletvekili de, "Bu yerleşimler barışın önündeki en büyük engel" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin olası bir ticaret yasağı, sadece ekonomik değil aynı zamanda diplomatik sonuçlar da doğuracak. İsrail, AB'nin en büyük ticaret ortaklarından biri konumunda. Ancak insan hakları örgütleri ve birçok uluslararası aktör, yerleşimlerin genişlemesinin iki devletli çözümü imkansız hale getirdiğini savunuyor. ABD'nin bu konudaki tutumu ise kritik. Biden yönetimi, yerleşimlerin genişlemesine karşı çıkarken, Trump döneminde bu politika tersine dönmüştü. Öte yandan Birleşmiş Milletler, düzenli olarak İsrail yerleşimlerini kınayan kararlar alıyor. Avrupa ülkeleri arasında da bu konuda farklı yaklaşımlar bulunuyor. Almanya ve Fransa daha temkinli bir tutum sergilerken, İrlanda ve Belçika gibi ülkeler sert tedbirlerden yana. Son olarak, Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oylamada, ticaret yasağını destekleyenlerin sayısının artması dikkat çekti. Bu gelişme, AB'nin İsrail politikasında bir değişimin habercisi olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, geleneksel olarak Filistin davasını destekleyen bir dış politika izliyor. AB'nin yasadışı İsrail yerleşimlerine yönelik olası bir ticaret yasağı, Ankara'nın bölgedeki pozisyonuyla örtüşüyor. Türkiye, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda yerleşimlerin durdurulması için aktif rol oynuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde Filistin meselesini daha fazla gündeme getirmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, AB'nin bu adımı bölgede bir norm haline gelirse, Türkiye'nin de benzer yaptırımları değerlendirmesi mümkün. Ancak Türkiye-İsrail ticari ilişkileri son yıllarda normalleşme sürecine girmişken, böyle bir yasağın ikili ticareti etkileme potansiyeli bulunuyor.