Avrupa’da bu yıl meydana gelen orman yangınlarının ekonomik maliyeti, Financial Times’ın (FT) analizine göre 3 milyar avroyu aştı. Bu rakam, Avrupa Birliği’nin (AB) ortalama bir yıl için yaptığı resmi hasar tahmininin çok üzerinde. Yangınlar özellikle Akdeniz ülkelerinde yoğunlaşırken, İspanya, Yunanistan ve İtalya’da hem can kaybı hem de maddi hasar ciddi boyutlara ulaştı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle yangın sezonlarının uzadığını ve şiddetinin arttığını belirtiyor.
Yangınların Ekonomik Yükü
FT’nin analizine göre, Avrupa genelinde yangınların yol açtığı doğrudan maliyetler; orman alanlarının kaybı, tarım ürünlerinin yok olması, altyapı hasarı, turizm gelirlerindeki düşüş ve itfaiye operasyonlarının giderlerini kapsıyor. 2023 yılında bu kalemlerin toplamı ilk kez 3 milyar avroyu aşarken, bu tutar AB’nin yıllık ortalama yangın maliyeti olarak belirlediği 2 milyar avroluk tahminin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti. Analizde en kötü etkilenen ülkeler arasında yer alan İspanya’da yangınların maliyetinin 1 milyar avroyu aştığı, Yunanistan’da ise bu rakamın 800 milyon avroya ulaştığı tahmin ediliyor.
Özellikle Yunanistan’da Kuzey Ege ve Atina yakınlarındaki yangınlar, hem orman alanlarını hem de yerleşim yerlerini tehdit etti; bu durum, ülke ekonomisinin önemli bir parçası olan turizm sektöründe de kesintilere yol açtı. İtalya’da Sicilya ve Sardunya adalarında çıkan yangınlar tarım arazilerine ve zeytin bahçelerine zarar verirken, bölgedeki küçük işletmeler büyük kayıplar yaşadı. Fransa’nın güneyi ve Portekiz’in iç kesimleri de benzer şekilde etkilenen bölgeler arasında.
Uzmanlar, bu maliyetlerin yalnızca anlık kayıpları yansıttığını, ormanların yeniden yetişmesi ve ekosistemin iyileşmesi için gereken uzun vadeli harcamaların da hesaba katılması gerektiğini vurguluyor. Örneğin, yangın sonrası toprak erozyonu ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi dolaylı etkiler, yıllar boyunca ekonomik yük oluşturmaya devam edebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İklim değişikliği, Avrupa’da yangın riskini artıran en önemli faktör olarak öne çıkıyor. Artan sıcaklıklar ve uzun süreli kuraklık, ormanları ve kırsal alanları yanıcı hale getiriyor. Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, 2023 yılı Avrupa için kaydedilen en sıcak yazlardan biri oldu ve yangın sezonu beklenenden daha erken başladı. Bu durum, AB’nin yanı sıra ulusal hükümetlerin de yangınla mücadele bütçelerini artırmasına neden oldu.
AB, yangınlarla mücadelede üye ülkeler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ’rescEU’ mekanizmasını devreye soktu ve bu yıl yangın söndürme uçakları ile helikopterlerden oluşan filoyu genişletti. Ancak uzmanlar, bu tür acil durum önlemlerinin kalıcı bir çözüm olmadığını, iklim değişikliğiyle mücadele ve orman yönetimi politikalarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, yangınların yalnızca Akdeniz’i değil, son yıllarda İskandinavya ve Orta Avrupa ülkelerini de etkilediği gözlemleniyor; bu da yangın riskinin Avrupa genelinde yayıldığını gösteriyor.
Küresel ölçekte ise, 2023 yılı hem Avrupa’da hem Kuzey Amerika ve Asya’da rekor düzeyde orman yangını kayıplarına sahne oldu. Kanada’daki yangınların dumanları Avrupa’ya kadar ulaştı. Bu durum, iklim değişikliğinin etkilerinin sınır tanımadığını ve uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz kuşağında yer alması nedeniyle orman yangınlarına en duyarlı ülkelerden biri. Bu yıl yaşanan ve maliyeti 3 milyar avroyu aşan Avrupa yangınları, Türkiye’nin de iklim değişikliği kaynaklı benzer risklerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklar ve kuraklık, Türkiye kıyılarında yangın tehlikesini büyütüyor. Avrupa’nın yangınla mücadelede kullandığı yenilikçi teknolojiler ve AB’nin rescEU gibi dayanışma mekanizmaları, Türkiye’nin de iş birliği yapabileceği alanlar sunuyor. Türkiye’nin orman yönetimi ve yangın önleme politikalarını güçlendirmesi, hem ekonomik kayıpları azaltmak hem de iklim değişikliğine uyum sağlamak açısından kritik önem taşıyor.