Avrupa Birliği yetkilileri, transatlantik ilişkilerde 20 aylık çalkantılı dönemin ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'e yönelik kişisel hoşnutsuzluğunun, Ukrayna'da adil bir barışın sağlanması için gereken diplomatik baskıyı engelleyebileceğinden endişe ediyor. AB diplomatları, Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e karşı daha sıcak bir tutum sergilediğini ve bu durumun savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde Ukrayna aleyhine bir dengesizlik yaratabileceğini belirtiyor.
Transatlantik İlişkilerde Bir Yıllık Çalkantı
ABD Başkanı Trump'ın göreve gelmesinden bu yana geçen 20 ayda Avrupa başkentleri ile Washington arasında ticaret, savunma harcamaları ve diplomatik öncelikler konusunda bir dizi anlaşmazlık yaşandı. Avrupalı yetkililer, özellikle Ukrayna'ya verilen desteğin sürdürülebilirliği konusunda ABD'nin tutumundaki dalgalanmalardan rahatsız. Trump yönetimi, Avrupa'nın savunma harcamalarını artırması ve Ukrayna'ya daha fazla mali yük üstlenmesi çağrısında bulunurken, Kiev'e yönelik askeri yardımların geleceği belirsizliğini koruyor.
AB yetkilileri, Trump'ın Zelenskiy ile olan kişisel ilişkisinin, 2019'daki telefon görüşmesi ve ardından gelen azil süreciyle başlayan olumsuz bir geçmişe dayandığını hatırlatıyor. Bu kişisel faktörün, ABD'nin Ukrayna politikasını şekillendirmede etkili olabileceği endişesi dile getiriliyor. Öte yandan, Trump'ın Putin ile diyalog kurmaya istekli olduğunu defalarca göstermesi, Avrupa'da Moskova'nın lehine bir barışın dayatılabileceği korkusunu artırıyor.
Adil Barış Arayışında Zorlu Denge
Avrupa'nın temel kaygısı, ABD'nin arabuluculuğunda varılacak bir anlaşmanın Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tam olarak garanti etmemesi. AB, Ukrayna'nın meşru müdafaa hakkını desteklerken, Rusya'nın ilhak ettiği toprakların tanınması gibi bir sonucun kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Ancak Trump'ın hızlı bir anlaşma arzusu ve Zelenskiy'e yönelik kişisel mesafesi, bu hedefi zorlaştırabilir.
Son dönemde ABD basınına yansıyan haberlerde, Trump'ın özel görüşmelerde Zelenskiy'den ziyade Putin'in pozisyonunu daha anlayışla karşıladığı iddia edildi. Beyaz Saray bu iddiaları yalanlamadı. Avrupalı diplomatlar, bu durumun sadece Ukrayna için değil, aynı zamanda Avrupa'nın güvenlik mimarisi için de risk oluşturduğunu belirtiyor. NATO'nun doğu kanadındaki ülkeler, ABD'nin caydırıcılık taahhüdünün zayıflamasından endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Ukrayna savaşındaki denge politikasını doğrudan etkiliyor. Ankara, hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleyip hem de Rusya ile diyalog kanallarını açık tutarak arabuluculuk rolü üstlenmişti. Trump'ın Zelenskiy'e mesafeli duruşu, Türkiye'nin Batı ile Rusya arasındaki hassas dengesini daha da karmaşık hale getirebilir. Ayrıca, ABD'nin olası bir barış anlaşmasında Ukrayna'ya yeterli güvenlik garantisi vermemesi, Karadeniz'deki güç dengesini ve Türkiye'nin bölgesel güvenlik hesaplarını etkileyebilir. Türkiye, hem NATO müttefikleriyle hem de Rusya ile ilişkilerini koruyarak bu süreçte aktif rol almak isteyecektir.