GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Ekonomi

Avrupa Savunma İçin Söz Verdi Ama Ödemiyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Avrupa Savunma İçin Söz Verdi Ama Ödemiyor
📊
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Liberal Ekonomi Medyası
📊 Batı Liberal Ekonomi Medyası
Çeviri Kaynağı
The Economist — Bu haber, The Economist'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya-Ukrayna savaşının ardından savunma kapasitelerini güçlendirme taahhüdünde bulunurken, bu sözlerin mali karşılığını bulmakta zorlanıyor. Son anketler, Avrupalı vatandaşların büyük çoğunluğunun daha güçlü ordular istediğini ancak bunun için daha fazla vergi ödemeye veya kamu harcamalarında kesintiye gitmeye yanaşmadığını ortaya koyuyor. Bu durum, kıtanın güvenlik politikalarında ciddi bir finansman açığı yaratıyor. Brüksel ve ulusal başkentler, artan jeopolitik gerilimlere rağmen bütçe disiplini ile savunma ihtiyaçları arasında sıkışmış durumda.

Gelişmenin Arka Planı: Taahhütler ve Gerçekler

NATO'nun Avrupalı üyeleri, 2014 yılında gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 2'sini savunmaya ayırma hedefini kabul etmişti. Ancak 2023 verilerine göre, AB ülkelerinin yalnızca 11'i bu eşiğe ulaşabildi. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ekonomik devler dahi hedefin altında kalıyor. Ukrayna savaşı sonrası yapılan sözlü taahhütlere rağmen, fiili harcama artışı sınırlı kaldı.

Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı bir rapora göre, savunma harcamalarının GSYH'nin yüzde 2'sine çıkarılması, AB genelinde yıllık 70 milyar avroluk ek kaynak gerektiriyor. Bu rakam, eğitim, sağlık ve altyapı gibi alanlardan aktarılması halinde siyasi tepki çekecek boyutta. Öte yandan, ortak borçlanma veya AB bütçesinden savunma fonu oluşturma önerileri, özellikle mali disiplin yanlısı ülkelerin itirazıyla karşılaşıyor.

Eurobarometer anketi, AB vatandaşlarının yüzde 77'sinin daha güçlü bir savunma işbirliğinden yana olduğunu, ancak yüzde 62'sinin savunma harcamalarının artırılması için vergi artışını kabul etmeyeceğini gösteriyor. Bu çelişki, siyasi liderler için zorlu bir denge oyunu yaratıyor. Popülist ve aşırı sağ partilerin yükselişi, savunma harcamaları için ek kaynak bulma çabalarını daha da karmaşık hale getiriyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut: NATO ve AB Arasında Sıkışma

Avrupa'nın savunma finansmanı sorunu, yalnızca kıtanın güvenliğini değil, aynı zamanda NATO'nun geleceğini de etkiliyor. ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma sinyalleri ve Başkanlık seçimleri sonrası olası politika değişiklikleri, Avrupa'yı kendi savunması için daha fazla sorumluluk almaya zorluyor. Ancak mevcut bütçe kısıtları, bu sorumluluğun nasıl finanse edileceği sorusunu cevapsız bırakıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un savunma özerkliği çağrıları, bir yandan AB içinde stratejik özerklik tartışmalarını körüklerken, diğer yandan Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya tehdidini daha yakından hisseden üyeler, ABD'nin güvenlik şemsiyesini vazgeçilmez görüyor. Bu bölünme, ortak savunma projelerinin finansmanında da kendini gösteriyor. Avrupa Savunma Fonu gibi girişimler, yetersiz bütçelerle sınırlı kalıyor.

Küresel ölçekte, Avrupa'nın savunma harcamalarındaki yetersizlik, Çin ve Rusya gibi rakipler karşısında caydırıcılığı zayıflatıyor. Silah sanayisindeki kapasite darboğazları ve ortak tedarik projelerindeki gecikmeler, Avrupa'nın teknolojik üstünlüğünü koruma çabalarını baltalıyor. Uzmanlar, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde Avrupa'nın 2030'lara kadar savunma alanında ciddi bir kabiliyet açığıyla karşı karşıya kalabileceğini öngörüyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Avrupa'nın savunma harcamalarındaki bu açmaz, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülkesi olarak, Avrupa güvenliğinde kritik bir rol oynuyor. AB'nin kendi savunma kapasitesini artıramaması, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik önemini daha da artırabilir. Ancak Türkiye'nin savunma sanayiindeki gelişmelerine rağmen, ekonomik kırılganlıkları ve AB ile yaşadığı siyasi gerilimler, bu avantajı tam olarak kullanmasını engelliyor. Öte yandan, Avrupa'nın savunma harcamalarındaki artışın gecikmesi, bölgesel istikrarsızlıkları derinleştirerek Türkiye'nin güvenlik ortamını da olumsuz etkileyebilir. Ankara, bu süreçte hem kendi caydırıcılığını artırma hem de Avrupa ile savunma işbirliğini derinleştirme arayışında.

Etiketler:
Avrupa savunmasıNATOsavunma harcamalarıekonomiTürkiye

İlgili Haberler

Güney Kore'den dolar-won'da 24 saat işlem dönemi
Ekonomi

Güney Kore'den dolar-won'da 24 saat işlem dönemi

3 dk önce

SK Hynix'in 28 Milyar Dolarlık ABD Halka Arzı Yapay Zeka Dalgasını Hedefliyor
Ekonomi

SK Hynix'in 28 Milyar Dolarlık ABD Halka Arzı Yapay Zeka Dalgasını Hedefliyor

4 dk önce

İran Savaşı Gölgesinde Asya Kredi Piyasası Zayıflıyor
Ekonomi

İran Savaşı Gölgesinde Asya Kredi Piyasası Zayıflıyor

10 dk önce

📰
Ekonomi

Malezya Ringgiti Sermaye Girişi Önlemleriyle Toparlanabilir

10 dk önce