Avrupa Parlamentosu (AP), Sudan'da iç savaşın baş aktörlerinden Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) Avrupa Birliği (AB) terör örgütleri listesine eklenmesi çağrısında bulundu. Strazburg'da yapılan genel kurulda kabul edilen karar, üye ülkelere HDK'nin resmen terör örgütü olarak tanınması yönünde siyasi baskı oluşturmayı hedefliyor. AP, HDK'nin Sudan halkına karşı işlediği savaş suçları ve insanlığa karşı suçları gerekçe gösterirken, örgütün bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini vurguladı. Karar, uluslararası toplumun Sudan krizine müdahale biçimine yeni bir boyut eklerken, Hartum yönetiminin tepkisine yol açtı.
Gelişmenin arka planı
Sudan'da Nisan 2023'te ordu ile HDK arasında başlayan çatışmalar, ülkeyi tam bir insani felaketin eşiğine getirdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre 10 bine yakın kişi hayatını kaybederken, 7 milyondan fazla insan yerinden edildi. HDK'nin sivillere yönelik sistematik saldırıları, etnik temizlik iddiaları ve Darfur bölgesinde işlenen vahşet, Avrupa Parlamentosu'nu harekete geçirdi.
AP kararında, HDK'nin kiralık askerlerden oluşan paramiliter bir yapı olmanın ötesinde, bölgesel aktörlerle bağlantılı bir güç odağı haline geldiği belirtildi. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'nin HDK'ye lojistik destek sağladığına dair iddialar, karar metninde yer buldu. AB üyesi ülkelerin şimdiye kadar HDK'ye yönelik yaptırımlarda bölünmüş bir tutum sergilemesi, kararın sembolik etkisini sınırlandırabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan krizi, Afrika Boynuzu'ndan Sahel bölgesine uzanan bir istikrarsızlık kuşağı yaratma potansiyeli taşıyor. HDK'nin terör listesine alınması, örgütün finansman kanallarını daraltma ve uluslararası meşruiyetini zayıflatma amacı güdüyor. Ancak Çin ve Rusya gibi aktörlerin Sudan'daki nüfuz mücadelesi, AB'nin yaptırım politikasının etkinliğini sorgulatıyor.
Öte yandan Kenya'da Rastafari toplumu, yüksek mahkemenin esrarın yasallaştırılmasına ilişkin vereceği kararı bekliyor. Dini bir ritüel olarak kenevir kullanımını talep eden topluluk, Kenya Anayasası'nın inanç özgürlüğünü koruyan maddelerine dayanıyor. Mahkemenin kararı, Doğu Afrika'da uyuşturucu politikalarına emsal teşkil edebilir. Kenya hükümeti ise esrarın tıbbi amaçlı kullanımına sıcak bakarken, rekreasyonel kullanımın suç olmaktan çıkarılmasına karşı çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki HDK'nin terör listesine alınması, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki dengeli politikasını doğrudan etkileyebilir. Ankara, Sudan'da hem ordu hem de HDK ile temas halinde olan nadir ülkelerden biri. AB'nin yaptırım kararı, Türkiye'nin Hartum'la askeri ve ekonomik işbirliğini karmaşıklaştırabilir. Öte yandan Türkiye, Kenya ile ilişkilerini geliştirirken, Doğu Afrika'daki yasal reformları yakından takip ediyor. Esrarın yasallaşması durumunda, Türkiye'nin bölgedeki uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele stratejisinin gözden geçirilmesi gerekebilir. Her iki gelişme de Türkiye'nin çok boyutlu Afrika politikasının esnekliğini test edecek nitelikte.