Avrupa, reform yapılmadığı takdirde 'kitlesel işsizlik' riskiyle karşı karşıya. İsviçreli mühendislik devi ABB'nin CEO'su Morten Wierod, kıtanın artan enerji maliyetleri ve aşırı düzenlemeler nedeniyle rekabet gücünü kaybettiğini vurguladı. Wierod, Financial Times'a verdiği röportajda, İran'daki savaşın tetiklediği enerji şokunun AB'nin küresel pazardaki konumunu ciddi şekilde sarstığını belirtti. CEO, 'acil deregülasyon' çağrısı yaparak, Avrupa'nın karbondan arındırma hedeflerine ulaşmak için daha fazla esneklik ve daha az bürokrasi gerektiğini söyledi.
Enerji krizi ve rekabet gücü kaybı
ABB'nin başındaki isim, Avrupa'nın enerji yoğun sanayilerinde faaliyet gösteren şirketlerin, kıtadaki yüksek elektrik fiyatları nedeniyle üretimlerini ABD veya Asya'ya kaydırdığına dikkat çekti. Özellikle kimya, çelik ve otomotiv sektörlerinde bu eğilimin belirgin olduğu ifade ediliyor. Wierod, 'Avrupa'da enerji maliyetleri, ABD'ye kıyasla üç kat daha fazla. Bu durum, yatırımların başka bölgelere yönelmesine neden oluyor' dedi.
Wierod, AB'nin Yeşil Mutabakat hedeflerini desteklediğini ancak bu hedeflere ulaşma yolunda atılacak adımların sanayi üzerinde yaratacağı yükün hafifletilmesi gerektiğini belirtti. 'Karbon nötr bir ekonomiye geçiş, ancak rekabetçi bir sanayi ile mümkün. Aşırı düzenleme ve vergiler, tam tersi bir etki yaratıyor' diye konuştu.
İran savaşının küresel etkileri
İran'daki savaş, küresel enerji piyasalarında büyük bir belirsizlik yarattı. Petrol fiyatları yükselirken, Avrupa'nın enerji ithalatı daha da pahalandı. ABB CEO'su, bu durumun Avrupa'nın enerji dönüşümünü hızlandırması gerektiğini ancak bunun için özel sektörün önünün açılması şart olduğunu vurguladı. 'Avrupa'nın yenilenebilir enerji yatırımlarını artırması ve enerji verimliliğini teşvik etmesi gerekiyor. Ancak mevcut düzenleyici çerçeve, bu yatırımları yavaşlatıyor' dedi.
Wierod'un uyarıları, geçen hafta Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde'ın yaptığı 'Avrupa'nın rekabet gücünü artırmak için reform şart' açıklamalarını takip ediyor. Lagarde da benzer şekilde, enerji krizi ve jeopolitik gerilimlerin Avrupa ekonomisi üzerinde kalıcı hasar bırakabileceğini ifade etmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa'daki bu ekonomik kırılganlık, Türkiye için hem tehdit hem de fırsat barındırıyor. Türkiye, enerji maliyetlerinin nispeten daha düşük olduğu bir üretim üssü olarak öne çıkabilir. Ancak AB'nin karbon sınır uygulamaları (SKDM) nedeniyle Türk ihracatçılar ek maliyetlerle karşılaşabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran'a komşu olması, savaşın Türkiye üzerinden enerji ticaretine etkisini artırıyor. Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve dış politikası, bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. AB'de reform yapılamaması, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni gerilimlere yol açabileceği gibi, Türkiye'nin enerji köprüsü rolünü de güçlendirebilir.