ABD'nin İran'daki hedeflere yönelik yeni saldırıları ve Tahran'ın misilleme tehditleri, enerji piyasalarında şok dalgası yarattı. Petrol fiyatları salı günü yükselirken, Avrupa'da doğal gaz fiyatları 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Hürmüz Boğazı'ndan geçen küresel petrol arzının üçte birinin tehlikeye girebileceği endişesi, yatırımcıları riskli varlıklardan kaçışa itti. Ekim vadeli Batı Teksas Ham Petrolü (WTI) varil başına yüzde 5,20 artışla 90 dolara ulaşırken, Brent petrol de benzer şekilde yükseldi. Avrupa'da referans gösterge olan TTF doğal gaz vadeli işlemleri megavat-saat başına yüzde 8'in üzerinde primle 50 avroyu aşarak son üç yılın en yüksek seviyesini gördü.
ABD'nin İran'a saldırısı ve enerji piyasaları
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı hedeflerin vurulduğu doğrulandı. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, operasyonun İran'ın bölgedeki vekil güçlerine yönelik desteğini zayıflatmayı amaçladığını belirtti. Ancak Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidiyle karşılık vereceğini açıkladı. Bu tehdit, dünya enerji ticaretinin can damarı olan stratejik su yolunun güvenliğine ilişkin endişeleri körükledi. Piyasa analistleri, fiyatlardaki sıçramanın doğrudan bu jeopolitik riskten kaynaklandığını vurguluyor. Emirates NBD'den baş ekonomist Edward Bell, "Hürmüz'ün kapatılması senaryosu yalnızca petrolü değil, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretini de felç eder. Bu durumda küresel enerji fiyatları tarihi zirvelere tırmanabilir" dedi.
Küresel enerji arzı risk altında
Hürmüz Boğazı'nın önemi yalnızca petrolle sınırlı değil. Dünyanın en büyük LNG üreticileri olan Katar, Suudi Arabistan ve BAE, bu boğaz üzerinden sevkiyat yapıyor. Avrupa'nın Rusya'ya olan enerji bağımlılığını azaltmak için Katar'dan artan miktarda LNG ithal ettiği düşünüldüğünde, boğazın kapanması kıtayı ciddi bir enerji krizine sürükleyebilir. Son aylarda Avrupa'da gaz depolarının yüksek seviyelerde olması fiyat artışını sınırlamıştı, ancak bu son gelişme, arz güvenliği konusundaki hassasiyetin ne kadar devam ettiğini ortaya koyuyor. Enerji ekonomistleri, kış aylarında talebin artması ve mevcut jeopolitik risklerin devam etmesi halinde gaz fiyatlarının daha da yükselebileceğini ifade ediyor. Petrol tarafında ise OPEC+'ın üretim kesintileri ve küresel talepteki toparlanma, fiyatların 90 doların üzerinde kalmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, enerji ithalatında büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış, cari açığı büyütebilir, enflasyonist baskıyı artırabilir ve lira üzerinde ek yük oluşturabilir. Öte yandan Türkiye, Rusya ve İran ile olan enerji anlaşmaları sayesinde kısa vadede arz güvenliğini koruyabilir, ancak küresel fiyat artışları Türkiye'nin enerji maliyetlerine yansıyacaktır. Bölgesel istikrarsızlık aynı zamanda Türkiye'nin enerji ticaret merkezi olma hedeflerini de tehdit etmektedir. Türkiye'nin hem NATO müttefiki olarak ABD ile ilişkileri dengelemesi hem de komşusu İran ile ikili ilişkilerini sürdürmesi gerekiyor. Bu kriz, Türkiye'nin enerjide arz çeşitliliğini ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmasının önemini bir kez daha göstermektedir.