Yeni bir bilimsel çalışma, Avrupa genelindeki evlerde kullanılan doğalgazlı ocakların, kapalı konumdayken bile kansere yol açan benzen gazı sızdırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, özellikle lösemi ve diğer kan kanserleriyle ilişkilendirilen bu kimyasal, mutfaklarda uzun süreli maruziyet halinde ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Çalışma, gaz ocaklarının yanma sürecinden bağımsız olarak, sızıntı yoluyla iç mekan hava kalitesini düşürdüğünü ve özellikle çocuklar ile yaşlılar için risk oluşturduğunu vurguluyor. Konuyla ilgili Yale Environment 360'da yayımlanan rapor, ABD'deki benzer bulguların ardından Avrupa'da da bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Benzen Maruziyeti ve Sağlık Etkileri
Benzen, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırılan, yani insanlarda kansere neden olduğu kesinleşmiş bir kimyasaldır. Özellikle lösemi (kan kanseri) ve lenfoma gibi hematolojik kanserlerle güçlü bir bağlantısı bulunuyor. Kısa süreli yüksek doz maruziyet baş dönmesi, uyku hali ve solunum sorunlarına yol açarken, düşük dozda uzun süreli maruziyet kemik iliği baskılanmasına ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabiliyor. Araştırma kapsamında incelenen Avrupa şehirlerindeki mutfak havasında, güvenli sınırların üzerinde benzen konsantrasyonları tespit edildi. Özellikle havalandırması yetersiz mutfaklarda bu değerlerin daha da yükseldiği belirtiliyor. Çalışmanın yazarları, gaz ocaklarının yanma sırasında değil, kapalıyken bile gaz kaçakları nedeniyle sürekli bir maruziyet kaynağı olduğuna dikkat çekiyor.
Avrupa'da Gaz Kullanımı ve Alternatif Çözümler
Avrupa Birliği ülkelerinde hanelerin yaklaşık yüzde 40'ı doğalgazla pişirme yapıyor. Bu oran İtalya, Hollanda ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde daha da yüksek. Araştırmacılar, bu durumun yalnızca bireysel sağlık değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da bir alarm niteliği taşıdığını söylüyor. Geçtiğimiz yıllarda ABD'nin Kaliforniya eyaleti ve New York gibi bölgelerde yeni binalarda gaz bağlantılarının yasaklanması yönünde adımlar atılmıştı. Avrupa'da ise Almanya, Fransa ve kuzey ülkelerinde elektrikli indüksiyon ocaklara geçiş teşvik ediliyor. Ancak mevcut gaz altyapısının değiştirilmesi, hem maliyet hem de lojistik açıdan uzun vadeli bir dönüşüm gerektiriyor. Uzmanlar, kısa vadede mutfakların sık sık havalandırılmasını ve hava temizleyicilerin kullanılmasını öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de doğalgaz kullanımı, özellikle büyük şehirlerde yaygın olup, hanelerin büyük bölümünde gazlı ocaklar tercih edilmektedir. Bu araştırma, Türkiye'de de benzer bir sağlık riski bulunduğuna işaret ediyor. Ancak Türkiye'de konutlarda havalandırma alışkanlıkları ve mutfak tasarımları Avrupa'dan farklılık gösterebilir; bu nedenle yerel ölçüm çalışmalarına ihtiyaç vardır. Ayrıca, Türkiye'nin enerji politikaları çerçevesinde doğalgaza olan bağımlılık, bu tür sağlık risklerinin yanı sıra enerji güvenliği açısından da ele alınmalıdır. Kısa vadede, kamuoyunun bilinçlendirilmesi ve havalandırma standartlarının iyileştirilmesi; uzun vadede ise elektrikli alternatiflere geçiş için teşvik mekanizmalarının oluşturulması önem taşımaktadır.