Avrupa hisse senedi piyasaları, yapay zeka (AI) odaklı ticaretin yeniden canlanması ve güçlü ABD istihdam verilerinin desteğiyle 2020'nin dördüncü çeyreğinden bu yana en güçlü üç aylık dönemi geride bıraktı. Stoxx Europe 600 endeksi, çeyrek bazında yüzde 6,2 artış göstererek 568,67 puanla tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Endeks, yılbaşından bu yana ise yüzde 11,4 yükseliş kaydetti. Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,64, Fransa'da CAC 40 yüzde 0,78 ve İngiltere'de FTSE 100 yüzde 0,23 değer kazandı. Özellikle teknoloji ve endüstriyel hisseler, ABD'deki yapay zeka destekli şirketlerin hisselerindeki yükselişe paralel olarak pozitif ayrıştı.
Gelişmenin Arka Planı: Yapay Zeka Çılgınlığı ve Ekonomik Veriler
Avrupa borsalarındaki bu güçlü çeyrek performansında, küresel yapay zeka yatırımlarının yeniden hız kazanması belirleyici oldu. Özellikle ABD'li teknoloji devlerinin yapay zeka alanındaki yatırım taahhütleri ve Nvidia gibi şirketlerin hisselerindeki yükseliş, Avrupa'da yapay zeka tedarik zinciri ve yazılım şirketlerine olan talebi artırdı. ASML Holding, SAP, Infineon Technologies gibi Avrupalı teknoloji şirketleri, çeyrek boyunca yatırımcıların ilgisini çekti. Ayrıca ABD'de açıklanan ADP istihdam verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi (182 bin yeni iş, tahmin: 155 bin) küresel resesyon endişelerini azaltarak risk iştahını destekledi. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi de piyasalardaki iyimserliği pekiştirdi. ECB'nin Nisan ayında yapacağı toplantıda faizleri 25 baz puan daha indireceği tahmin ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa ile ABD Arasındaki Performans Farkı
Stoxx Europe 600'ün bu çeyrekteki getirisi, ABD'nin S&P 500 endeksinin yüzde 2,4'lük düşüşünün aksine Avrupa piyasalarının küresel yatırımcılar için cazip bir alternatif haline geldiğini gösteriyor. ABD'de Başkan Donald Trump'ın gümrük tarifeleri ve jeopolitik belirsizlikler, S&P 500'ün bu yıl yüzde 1,4 daralmasına yol açarken, Avrupa endeksleri aynı dönemde yüzde 11,4 yükseldi. Analistler, bu performans farkının altında Avrupa şirketlerinin daha düşük değerlemeleri, ECB'nin gevşek para politikası ve Çin'den gelen canlandırma paketlerinin Avrupa'ya yansımalarının yattığını belirtiyor. Ancak Trump'ın Avrupa Birliği'ne yönelik ek gümrük vergileri tehdidi, petrol fiyatlarındaki artış ve Avrupa savunma harcamalarındaki yükseliş gibi faktörlerin önümüzdeki çeyrekte piyasalar üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısı yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa borsalarındaki bu rekor çeyrek, Türkiye'nin ihracat pazarları ve finansal istikrarı açısından karmaşık bir tablo sunuyor. Bir yandan AB'de canlı ekonomik aktivite Türk ihracatçıları için olumlu bir talep ortamı yaratabilir. Diğer yandan Avrupa'da yapay zeka ve teknoloji alanındaki yoğun yatırımlar, Türkiye'nin daha düşük katma değerli ihracatının rekabet gücünü zorlayabilir. Ayrıca küresel risk iştahındaki artış, gelişmekte olan piyasalara sermaye girişini hızlandırarak Türk lirası varlıklarına kısa vadeli destek sağlayabilir. Ancak Avrupa Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsü, Türkiye ile AB arasındaki faiz farkını daraltarak TL'nin carry trade cazibesini azaltabilir. Bu nedenle Türkiye'nin, Avrupa'daki teknolojik dönüşüme entegre olacak yapısal reformlara odaklanması kritik önem taşıyor.