Avustralya'da 'Aynı iş, eşit ücret' kampanyası kapsamında yeni bir başvuru, Vergi Dairesi'nin (ATO) taşeron çağrı merkezi çalışanlarının kamu sektöründeki emsallerinden yaklaşık yüzde 40 daha az ücret aldığını ortaya koydu. Adil Çalışma Otoritesi'ne (Fair Work Commission) sunulan başvuruda, eski ATO çağrı merkezi çalışanı Nathan Brunne, ücret farkının yapısal olduğunu ve kıdemli pozisyonlarda daha da açıldığını belirtti. Brunne, aynı görevi yapan taşeron işçilerin kamu çalışanlarına kıyasla yılda ortalama 20.000 Avustralya doları daha az kazandığını ifade etti. Avustralya Toplum ve Kamu Sektörü Sendikası (CPSU) tarafından yapılan başvuru, federal hükümetin eylül ayında yürürlüğe giren 'Aynı İş, Eşit Ücret' yasası kapsamında bir ilk olma özelliği taşıyor. Yasa, taşeron işçilere doğrudan kamu çalışanlarıyla aynı ücreti alma hakkı tanıyor.
Gelişmenin arka planı
ATO çağrı merkezinde dört yıl boyunca taşeron olarak çalışan Nathan Brunne, ücret farkının sadece giriş seviyesinde değil, kariyerin ilerleyen aşamalarında da devam ettiğini söyledi. "Kamu çalışanları terfi ettikçe ücretleri daha hızlı artarken, taşeronlar aynı sorumlulukları üstlenseler bile ücret skalasında geride kalıyor" diyen Brunne, bu durumun çalışanların motivasyonunu ve iş kalitesini olumsuz etkilediğini vurguladı. CPSU'nun verilerine göre, ATO'nun taşeron çağrı merkezi çalışanlarının saatlik ücreti 22 ila 30 Avustralya doları arasında değişirken, kamu sektöründe aynı işi yapanların saatlik ücreti 35 ila 45 Avustralya doları arasında. Sendika, başvuruda yalnızca ücret eşitliği değil, aynı zamanda izin, emeklilik katkıları ve iş güvencesi gibi yan haklarda da eşitlik talep ediyor.
ATO ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, hükümet sözcüsü "Yeni yasa kapsamında tüm başvurular titizlikle değerlendirilecek" dedi. CPSU, bu başvurunun diğer kamu kurumlarındaki taşeron çalışanlar için de emsal teşkil etmesini bekliyor. Avustralya genelinde yaklaşık 200.000 taşeron kamu çalışanının bulunduğu tahmin ediliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Avustralya'nın 'Aynı İş, Eşit Ücret' yasası, küresel çapta taşeron işçiliğe karşı alınan en kapsamlı önlemlerden biri olarak değerlendiriliyor. İngiltere, Kanada ve Yeni Zelanda gibi benzer yasal düzenlemeleri olan ülkelerde de taşeron işçiliğin yaygın olduğu sektörlerde benzer davalar açılıyor. Özellikle teknoloji çağrı merkezlerinin Hindistan, Filipinler ve Güney Afrika gibi düşük maliyetli ülkelere kaydırılmasıyla birlikte, gelişmiş ülkelerdeki taşeron işçilerin ücretleri daha da baskılanıyor. Avustralya'daki bu dava, gelişmiş ekonomilerde taşeron işçiliğin düzenlenmesi açısından önemli bir emsal oluşturabilir. Uzmanlar, bu tür yasaların işverenleri doğrudan istihdam modeline yönlendirerek, iş güvencesizliğini azaltabileceğini ancak taşeron firmalarının maliyet avantajını kaybetmesine neden olabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de kamu sektöründe taşeron işçiliği, özellikle belediyeler ve kamu kurumlarında yaygın bir uygulama olarak öne çıkıyor. 2018'de çıkarılan yasayla kamuda sürekli işçi kadrosuna geçilmesi hedeflense de, halen birçok alanda taşeron işçiler farklı ücret ve haklarla çalışıyor. Avustralya'daki bu yasal düzenleme ve mahkeme süreci, Türkiye'deki benzer sorunlara ışık tutabilir. Özellikle 'eşit işe eşit ücret' ilkesinin kamu sektöründe tam olarak uygulanması halinde, Türkiye'deki taşeron işçilerin de benzer hak talepleri gündeme gelebilir. Ayrıca, küresel normların işçi hakları konusunda Türkiye'deki hukuki süreçleri de etkilemesi mümkündür.