Atlantik Okyanusu'nda bu yıl beklenen kasırga aktivitesi bir türlü başlamadı. Normalde haziran ayında başlayan ve eylül ayında zirveye ulaşan kasırga sezonu, bu yıl şaşırtıcı bir sessizlik içinde. Uzmanlar, El Niño'nun yanı sıra başka bir faktörün daha bu sessizliğe katkıda bulunduğunu belirtiyor: Sahra tozları ve atmosferik koşullar. Peki, bu yıl Atlantik'te neden hiç kasırga görülmedi? İşte detaylar...
Atlantik Kasırga Sezonu Neden Sessiz?
Atlantik kasırga sezonu genellikle 1 Haziran'da başlar ve 30 Kasım'a kadar sürer. Sezonun zirvesi ise genellikle Ağustos ortasından Eylül sonuna kadar olan dönemdir. Ancak bu yıl, sezonun ortasına gelinmesine rağmen Atlas Okyanusu'nda henüz isimlendirilmiş bir kasırga oluşmadı. Bu durum, son 30 yılın en geç başlangıçlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlar, bu durumun tek bir nedeni olmadığını, birkaç faktörün bir araya geldiğini söylüyor. Bunlardan ilki, Pasifik Okyanusu'nda etkili olan El Niño olayı. El Niño, Pasifik'te deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden yüksek olması anlamına geliyor ve bu durum, Atlantik'te rüzgar kaymasını artırarak kasırga oluşumunu zorlaştırıyor. Ancak bu yıl El Niño etkisi beklenenden daha zayıf seyrediyor.
İkinci ve belki de daha şaşırtıcı faktör ise Sahra Çölü'nden gelen toz bulutları. Her yıl ilkbahar ve yaz aylarında, Sahra'dan Atlantik'e doğru büyük miktarda toz taşınıyor. Bu toz, atmosferin üst katmanlarına ulaşarak güneş ışığını yansıtıyor ve deniz yüzeyinin soğumasına neden oluyor. Ayrıca, toz parçacıkları bulut oluşumunu engelleyerek yağışı azaltıyor. Bu da kasırgaların beslenmesi için gereken nemli ve sıcak hava koşullarını olumsuz etkiliyor.
Buna ek olarak, Atlantik'teki deniz yüzeyi sıcaklıkları da normalin biraz altında seyrediyor. Kasırgaların oluşabilmesi için deniz suyu sıcaklığının en az 26,5 derece olması gerekiyor. Bu yıl, özellikle tropikal Atlantik'te sıcaklıklar bu eşiğin altında kaldı. Uzmanlar, bunun da kasırga oluşumunu engellediğini belirtiyor.
Bilim İnsanları Ne Diyor?
Colorado State Üniversitesi'nden kasırga uzmanı Dr. Phil Klotzbach, bu yılki sessizliğin nadir görülen bir durum olduğunu ancak tamamen açıklanamaz olmadığını söylüyor. Klotzbach, "El Niño'nun zayıf olmasına rağmen, Sahra tozları ve serin deniz yüzeyi sıcaklıkları birleşerek kasırga aktivitesini bastırıyor" diyor. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) de sezon tahminini güncelleyerek, beklenen fırtına sayısını aşağı çekti.
Ancak uzmanlar, sezonun tamamen bitmediğini ve özellikle Ekim ayında aktivitenin artabileceğini vurguluyor. Tarihsel verilere göre, bazı yıllarda kasırgalar Ekim ve hatta Kasım ayında oluşabiliyor. Örneğin, 2020 yılında rekor sayıda fırtına meydana gelmişti. Bu yıl ise tam tersi bir durum yaşanıyor.
Peki, bu sessizlik ne kadar sürecek? Bilim insanları, önümüzdeki haftalarda atmosferik koşulların değişebileceğini ve kasırga aktivitesinin artabileceğini belirtiyor. Ancak şu an için Atlantik'te büyük bir kasırga beklenmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Atlantik'teki kasırga aktivitesinin azalması, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel iklim sistemindeki değişimlerin bir göstergesi olarak önem taşıyor. Türkiye, Akdeniz havzasında yer aldığı için benzer atmosferik olaylardan etkilenebilir. Özellikle Sahra tozlarının taşınması, Türkiye'de hava kalitesini ve yağış düzenini etkileyebiliyor. Ayrıca, Atlantik kasırgalarının azalması, enerji piyasalarını ve sigorta sektörünü de dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikaları açısından bu tür gelişmeleri takip etmesi faydalı olacaktır.