Ateşkesin 9. ayında Gazze Şeridi fiilen ikiye bölünmüş durumda. İsrail ordusu, Gazze'nin doğu kesimini işgal altında tutarken, yaklaşık 2 milyon Filistinli batıda kalan dar bir alana sıkışmış halde. Ancak son haftalarda İsrail güçleri, ateşkes hattını ihlal ederek batıya doğru ilerlemeye başladı. Bu durum, bölgede insani krizi derinleştirirken, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor.
Gelişmenin arka planı
Geçtiğimiz yıl imzalanan ateşkes anlaşması, Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar uzanan bir tampon bölge oluşturulmasını öngörüyordu. Ancak anlaşmanın uygulanmasındaki belirsizlikler ve taraflar arasındaki güvensizlik, ateşkesin zeminini zayıflattı. İsrail, kendi güvenlik gerekçeleriyle doğu bölgelerinde kontrolü elinde tutarken, Filistinli gruplar ise İsrail'in işgalci konumunu sürdürdüğünü savunuyor.
Son iki aydır, İsrail ordusu Gazze'nin orta kesimlerine doğru ilerleyişini hızlandırdı. Askeri kaynaklara göre, bu hamle 'terör unsurlarını' hedef alıyor, ancak Filistin yönetimi bunu işgalin genişlemesi olarak nitelendiriyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, çatışmalar sivil altyapıya büyük zarar verirken, on binlerce kişi daha yerinden edildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaptığı açıklamada 'Güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda hareket ettiklerini' söylerken, Hamas sözcüsü ise 'işgalin her karış toprağına direneceklerini' belirtti. ABD ise ateşkesin korunması çağrısı yaparken, Avrupa Birliği 'orantısız güç kullanımı' endişelerini dile getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki bu gelişmeler, bölgesel dengeleri de etkiliyor. Mısır, ateşkesin arabulucusu olarak öne çıkarken, Katar da insani yardım koridorlarının açık kalması için çaba gösteriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, krize siyasi çözüm bulunması çağrısı yaparken, İran destekli gruplar Filistinlilere destek sinyali veriyor.
Uluslararası toplumun sessizliği de dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler, Gazze'deki insani durumun 'felaket boyutunda' olduğunu vurgularken, yardım kuruluşları bölgeye erişim kısıtlamalarından şikayetçi. Öte yandan, ABD'nin İsrail'e askeri yardımı sürerken, Avrupa ülkeleri arasında görüş ayrılıkları belirginleşiyor.
Analistler, İsrail'in Gazze'deki bu ilerleyişinin, uzun vadede iki devletli çözüm umutlarını daha da zora sokacağı görüşünde. Filistin Yönetimi'nin Batı Şeria'da zayıflayan otoritesi, Gazze'deki gelişmelerin Filistin siyasetine yansımasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de İsrail kontrolünün genişlemesi, Türkiye'nin bölge politikası açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinirken, İsrail ile son dönemde normalleşme adımları atmıştı. Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde yeni bir sınav yaratabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji denklemleri ve bölgesel güç mücadelesinde Gazze'deki insani kriz, Ankara'nın arabuluculuk rolünü yeniden öne çıkarabilir. Türkiye'nin Mısır ve Katar ile koordinasyon halinde hareket etmesi, krizin yayılmasını önleme açısından önemli.