GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Ateşkese rağmen yarım milyon Lübnanlı evlerine dönemiyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Ateşkese rağmen yarım milyon Lübnanlı evlerine dönemiyor
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Bağımsız Ortadoğu Perspektifi
🌙 Bağımsız Ortadoğu Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Middle East Eye — Bu haber, Middle East Eye'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Lübnan'da İsrail ile Hizbullah arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen, yaklaşık 480 bin kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu açıkladı. IOM'un 2 Aralık 2024 tarihli raporuna göre, çatışmaların başladığı Ekim 2023'ten bu yana 1,2 milyondan fazla kişi göç etmek zorunda kalmıştı. Ateşkesin ardından bir miktar geri dönüş yaşansa da, güney bölgeler başta olmak üzere yoğun çatışma alanlarında altyapının tahrip olması, mayın tehdidi ve güvenlik endişeleri nedeniyle yüz binlerce kişi hâlâ sığınma merkezlerinde veya akrabalarının yanında yaşamını sürdürüyor.

Yıkım ve güvensizlik geri dönüşü geciktiriyor

IOM'nin Lübnan saha koordinatörü Yara Fawaz, yaptığı açıklamada, ateşkesin ardından yaklaşık 750 bin kişinin evlerine döndüğünü, ancak kalanların karşılaştığı koşulların “felaket boyutunda” olduğunu belirtti. Başkent Beyrut'taki geçici barınma merkezlerinde kalanların çoğunluğunu güney bölgelerden gelen aileler oluşturuyor. Lübnan hükümeti ise, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile iş birliği yaparak, hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. İlk verilere göre, güneyde en az 30 bin konut tamamen yıkılmış, 50 binden fazla konut ise ağır hasar almış durumda. Ayrıca, su ve elektrik altyapısı büyük oranda çökmüş; sağlık merkezleri ve okulların önemli bir kısmı kullanılamaz hale gelmiş veya sığınak olarak hizmet veriyor.

Bir diğer kritik sorun ise kara mayınları ve patlamamış mühimmat. İsrail güçlerinin kullandığı bir kısım mühimmat, özellikle sivil yerleşim alanlarına yakın bölgelerde halen aktif durumda. Lübnan ordusu ve BM Mayın Temizleme Birimi (UNMACC), ekiplerini bölgeye sevk etmiş durumda; ancak operasyonların aylar sürebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle, birçok aile, can güvenliği endişesiyle geri dönmeyi ertelemektedir.

Bölgesel ve küresel boyut: İnsani kriz derinleşiyor

Lübnan'daki durum, sadece ülke içinde değil, bölgesel olarak da yankı buluyor. Suriye sınırındaki geçiş noktalarında, Lübnan'dan kaçan yaklaşık 150 bin kişi daha kayıt altına alınmış durumda. Bunların çoğu daha önce Suriye iç savaşından kaçmış olan mülteciler veya çifte vatandaşlar. BM Dünya Gıda Programı (WFP), Lübnan'daki insani krizin büyümesi nedeniyle acil gıda yardımlarını iki katına çıkardığını duyurdu. Aynı zamanda, ABD ve Avrupa Birliği, Lübnan hükümetine yeniden yapılanma desteği sağlayacaklarını bildirmiş olsa da, mevcut bağış miktarlarının ihtiyacın oldukça gerisinde olduğu belirtiliyor.

İsrail cephesinde ise, Hizbullah'ın güneydeki askeri varlığına yönelik saldırıların durması, iki taraf arasındaki gerginliği azaltmış olsa da, uzun vadeli bir barışın işareti olarak görülmüyor. İsrail Savunma Bakanlığı, Litani Nehri'nin güneyindeki bölgelerde Hizbullah'ın yeniden silahlanmasını önlemek için denetimlerin süreceğini açıkladı. Öte yandan, Lübnan hükümeti, egemenliğini sağlamak ve ordusunu güneye konuşlandırmak için çaba harcıyor; ancak mali kriz nedeniyle bu adımlar sınırlı kalıyor.

Bölgedeki diğer aktörler de durumu yakından izliyor. İran, Hizbullah'ın yeniden inşasına destek vereceğini sinyallerken; Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Lübnan'da İran etkisinin azaltılması için reformlar talep ediyor. Bu jeopolitik rekabet, yeniden yapılanma sürecini daha da karmaşık hale getiriyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Lübnan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası ve bölgesel güvenliği açısından doğrudan önem taşımaktadır. Türkiye, Lübnan'da yaşayan yaklaşık 50 bin vatandaşı ve bölgede faaliyet gösteren iş insanları aracılığıyla ticari ilişkileri bulunmaktadır. Ayrıca, Suriye'den Türkiye'ye daha önce göç edenlerin bir kısmı, Lübnan üzerinden geçiş yapmış durumdadır. Dolayısıyla, Lübnan'daki insani krizin derinleşmesi, yeni bir göç dalgasını tetikleme riski taşımaktadır. Türkiye, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde yaptığı yardım çağrılarını sürdürmeli; aynı zamanda sınır güvenliği tedbirlerini gözden geçirmelidir. Uzun vadede, Lübnan'da siyasi uzlaşının sağlanması, Doğu Akdeniz'deki istikrar ve enerji iş birliği projeleri için de kritik öneme sahiptir.

Etiketler:
LübnanateşkesIOMyerinden edilmeinsani krizHizbullahİsrailBM

İlgili Haberler

Ghalibaf'tan Trump'a: 40 Milyon Gıda Yardımı Alan Var, Hayal Et
Orta Doğu

Ghalibaf'tan Trump'a: 40 Milyon Gıda Yardımı Alan Var, Hayal Et

9 dk önce

Anket: İsrailliler Netanyahu'yu başarısız buluyor, Smotrich ve Ben-Gvir rekor düşük popülaritede
Orta Doğu

Anket: İsrailliler Netanyahu'yu başarısız buluyor, Smotrich ve Ben-Gvir rekor düşük popülaritede

54 dk önce

İran'da Humeyni'nin Cenaze Törenleri Başlıyor, Dev Kitlenin Katılması Bekleniyor
Orta Doğu

İran'da Humeyni'nin Cenaze Törenleri Başlıyor, Dev Kitlenin Katılması Bekleniyor

1 sa önce

ABD'li yeşiva öğrencisi Kudüs'te İran adına casuslukla suçlanıyor
Orta Doğu

ABD'li yeşiva öğrencisi Kudüs'te İran adına casuslukla suçlanıyor

1 sa önce