İsrail ordusu, 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen güney Lübnan'da Hizbullah'a ait olduğu belirtilen hedeflere yeni hava saldırıları düzenledi. Saldırıların, İsrail sınırına yakın bölgelerde yoğunlaştığı ve en az 10 noktanın vurulduğu bildirildi. Henüz resmi bir can kaybı açıklanmazken, Lübnanlı kaynaklar saldırılarda sivil altyapının da hasar gördüğünü belirtti. Ateşkesin kalıcılığı konusunda endişeler artarken, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum taraflara itidal çağrısı yaptı.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda varılan ateşkes, 60 günlük bir geçiş sürecini öngörüyordu. Anlaşmaya göre, Hizbullah'ın ağır silahlarını Litani Nehri'nin kuzeyine çekmesi, İsrail'in ise güney Lübnan'dan kademeli olarak çekilmesi planlanmıştı. Ancak İsrail, Hizbullah'ın anlaşma şartlarını ihlal ettiğini iddia ederek 29 Kasım'da ilk kez ateşkesi ihlal etmiş, ardından 1 Aralık'ta da saldırılarını sürdürmüştü. Hizbullah ise henüz misilleme yapmadı ancak yaptığı açıklamada 'savunma hakkını saklı tuttuğunu' vurguladı. Taraflar arasındaki güvensizlik, 2006 savaşından bu yana en büyük çatışmanın sona ermesini tehlikeye atıyor.
Lübnan hükümeti, saldırıları kınayarak uluslararası topluma 'İsrail'i ateşkese uymaya zorlama' çağrısı yaptı. Başbakan Necib Mikati, ülkesinin egemenliğinin ihlal edildiğini belirtti. Öte yandan, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ordunun 'ateşkesin uygulanmasını sağlamak için gereken her türlü önlemi alacağını' söyledi. Gallant, Hizbullah'ın kuzeye çekilme sürecini tamamlamadığını öne sürdü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan'daki son saldırılar, bölgedeki hassas dengeleri yeniden bozma potansiyeli taşıyor. İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışma, İran'ın bölgesel nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in kendini savunma hakkını tanıdığını ancak ateşkesin korunmasının önemine vurgu yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, iki tarafı da anlaşmaya uymaya çağırdı. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) ise bölgedeki varlığını artırarak ateşkesin izlenmesine yardımcı olmaya çalışıyor.
Analistler, Hizbullah'ın mevcut durumda büyük bir misillemeden kaçındığını ancak İsrail'in saldırılarını sürdürmesi halinde çatışmaların yeniden alevlenebileceği uyarısında bulunuyor. Ateşkesin çökmesi, Gazze'deki savaşın bölgeye yayılması riskini de beraberinde getirecek. İran destekli grupların Suriye, Irak ve Yemen'de faaliyet gösterdiği düşünülürse, tırmanma potansiyeli oldukça yüksek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından izliyor. Ankara, İsrail-Hizbullah çatışmasının bölgesel istikrarı tehdit etmesinden endişe duyuyor. Türkiye, ateşkesin korunması için diplomasi kanallarını aktif tutarken, aynı zamanda Lübnan'daki Türk vatandaşlarının güvenliği için önlemler alıyor. Tırmanma halinde Doğu Akdeniz'deki enerji keşif çalışmaları ve bölgesel ticaret yolları olumsuz etkilenebilir. Türkiye, İsrail ile ilişkilerde son dönemde yaşanan normalleşme sürecine rağmen, Filistin davasına desteğini sürdürüyor ve Hizbullah'ın terör listesinde yer almasına karşı çıkıyor. Bu nedenle Ankara, dengeli bir pozisyon benimseyerek hem İsrail'i hem de Lübnan'ı itidale çağırıyor.