25 Eylül 2026 gecesi Asya-Pasifik bölgesinde meydana gelen ve uluslararası kamuoyunun gündemine tam olarak yansımayan beş önemli gelişme, bölgesel dengeleri yakından ilgilendiriyor. Çin ile Japonya arasındaki Doğu Çin Denizi geriliminden Kuzey Kore'nin balistik füze denemelerine, Tayvan Boğazı'ndaki askeri hareketlilikten ASEAN zirvesine ve Güney Çin Denizi'ndeki enerji arama çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede yaşanan bu olaylar, bölgenin istikrarı açısından kritik önem taşıyor. İşte gece boyunca yaşanan ve gözden kaçan beş gelişmenin detayları.
1. Çin ve Japonya Arasında Doğu Çin Denizi'nde Yeni Gerilim
Çin Sahil Güvenlik gemilerinin, Japonya'nın kontrolündeki Senkaku Adaları (Çin'in Diaoyu dediği) yakınlarında devriye faaliyetlerini artırması, Tokyo ile Pekin arasında yeni bir diplomatik krize yol açtı. Japon Dışişleri Bakanlığı, Çin'in bu adımlarını "kabul edilemez" olarak nitelendirirken, Pekin yönetimi adaların "tarihi ve yasal olarak Çin'e ait olduğunu" savundu. Olay, iki ülke arasında 2024'ten bu yana yürütülen üst düzey diyalog sürecine rağmen tansiyonun düşmediğini gösteriyor. Bölgede ABD Donanması'nın da manevra yapması, gerilimin daha da tırmanma riskini beraberinde getiriyor.
2. Kuzey Kore'den Yeni Balistik Füze Denemesi
Kuzey Kore, 25 Eylül gecesi Doğu Denizi yönünde bir balistik füze denemesi gerçekleştirdi. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı, füzenin yaklaşık 600 kilometre uçtuğunu ve Japon Denizi'ne düştüğünü açıkladı. Pyongyang yönetimi, denemenin "yeni bir hipersonik savaş başlığı testi" olduğunu öne sürdü. Bu, Kuzey Kore'nin 2026 yılındaki 12. füze denemesi oldu. Güney Kore ve Japonya, durumu kınayarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. ABD de denemeyi "bölgesel istikrara yönelik ciddi bir tehdit" olarak değerlendirdi.
3. Tayvan Boğazı'nda Askeri Hareketlilik Arttı
Tayvan Savunma Bakanlığı, 25 Eylül'de Çin Halk Kurtuluş Ordusu'na ait 20'den fazla savaş uçağı ve 5 savaş gemisinin Tayvan Boğazı'nın orta hattını geçtiğini bildirdi. Tayvan, durumu "provokasyon" olarak nitelendirerek hava savunma sistemlerini alarma geçirdi. Çin, tatbikatların "rutin" olduğunu ve "ayrılıkçı güçlere gözdağı" amacı taşıdığını açıkladı. Tayvan Boğazı'ndaki bu hareketlilik, ABD'nin bölgedeki müttefiklerine yönelik güvenlik taahhütlerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, 2026'nın son çeyreğinde bölgede tansiyonun daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.
4. ASEAN Zirvesi'nde Myanmar ve Güney Çin Denizi Görüşmeleri
ASEAN Dışişleri Bakanları, 25 Eylül'de Endonezya'nın başkenti Cakarta'da bir araya gelerek Myanmar'daki siyasi krizi ve Güney Çin Denizi'ndeki gelişmeleri ele aldı. Toplantıda, Myanmar ordusunun sivil halka yönelik saldırıları kınanırken, ASEAN'ın beş maddelik uzlaşı planının uygulanması için yeni bir yol haritası üzerinde duruldu. Güney Çin Denizi konusunda ise Çin'in bölgedeki askeri varlığını artırması ve enerji arama çalışmalarına müdahalesi tartışıldı. ASEAN ülkeleri, Çin ile diyalog kapısını açık tutmaya çalışsa da, ortak bir bildiri yayınlanması konusunda görüş ayrılıkları yaşandı.
5. Güney Çin Denizi'nde Enerji Arama Gerilimi
Filipinler'e ait bir enerji araştırma gemisi, 25 Eylül'de Güney Çin Denizi'ndeki Reed Bank (Sarbay) bölgesinde Çin Sahil Güvenlik gemileri tarafından engellendi. Filipinler hükümeti, olayı "uluslararası hukuka aykırı" olarak nitelendirirken, Çin gemilerinin "bölgede egemenlik haklarını korumak için" müdahalede bulunduğunu savundu. Olay, 2016'daki Lahey Tahkim Mahkemesi kararına rağmen bölgede tansiyonun düşmediğini gösteriyor. Filipinler, ABD ile 1951 tarihli karşılıklı savunma anlaşmasına dayanarak Washington'dan destek istedi. ABD, "Filipinler'in yanında olduğunu" açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya-Pasifik'te yaşanan bu gelişmeler, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel güç dengeleri ve ticaret yolları üzerinden dolaylı etkiler yaratıyor. Çin-Japonya gerilimi ve Tayvan Boğazı'ndaki askeri hareketlilik, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir; bu da Türkiye'nin ihracat pazarlarını ve enerji ithalatını etkileyebilir. Kuzey Kore'nin füze denemeleri, BM Güvenlik Konseyi'nde yeni yaptırım tartışmalarını gündeme getirirken, Türkiye'nin denge politikası izlemesi gerekiyor. ASEAN ve Güney Çin Denizi'ndeki enerji gerilimi ise Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetlerine benzer bir uluslararası hukuk tartışmasını yansıtıyor. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması için diplomasiye ağırlık vermeli ve çok taraflı platformlarda aktif rol almalı.