Asya genelinde hükümetlerin çocukları çevrimiçi zararlardan korumak için sosyal medyaya getirdiği kısıtlamalar, uygulamada büyük ölçüde etkisiz kalıyor. Yeni bir analize göre, bu düzenlemeler hem aileler hem de platformlar tarafından görmezden geliniyor, deliniyor ve atlatılıyor. Yasakların kâğıt üzerinde kaldığı, denetim mekanizmalarının zayıf olduğu ve çocukların kolayca yaş doğrulama sistemlerini aşabildiği belirtiliyor.
Kısıtlamaların Arka Planı ve Uygulama Sorunları
Son yıllarda Çin, Güney Kore, Hindistan, Endonezya ve Vietnam gibi ülkeler, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik çeşitli düzenlemeler hayata geçirdi. Çin, 2021'de 18 yaş altı kullanıcılar için oyun süresini haftada üç saate indirdi ve sosyal medya platformlarına yaş doğrulama zorunluluğu getirdi. Güney Kore, 2011'de çıkardığı "Cinderella Yasası" ile 16 yaş altı çocukların gece yarısından sonra çevrimiçi oyun oynamasını yasakladı ancak bu yasa 2021'de kaldırıldı. Hindistan, 2023'te çocukların sosyal medya kullanımı için ebeveyn izni şartı getiren kapsamlı bir veri koruma yasası çıkardı. Endonezya ve Vietnam ise platformlardan yaş doğrulama talep ediyor.
Ancak bu düzenlemelerin etkinliği tartışmalı. Araştırmalar, çocukların büyük bölümünün yaşlarını olduğundan büyük göstererek veya ebeveynlerinin kimlik bilgilerini kullanarak yasakları kolayca deldiğini ortaya koyuyor. Örneğin, Çin'de yapılan bir ankete göre, 12-17 yaş arası çocukların %70'inden fazlası sosyal medya hesaplarına erişmek için bir yetişkinin kimliğini kullandığını itiraf etti. Benzer şekilde Hindistan'da, çocukların %80'i ebeveynlerinin bilgisi dahilinde veya dışında yasakları aştığını belirtiyor.
Uzmanlar, sorunun temelinde yetersiz denetim, düşük dijital okuryazarlık ve platformların yaptırımlardan kaçınma çabalarının yattığını söylüyor. Birçok ülkede düzenleyici kurumlar yeterli teknik altyapıya ve personele sahip değil. Platformlar ise yaş doğrulama için etkili bir sistem geliştirmek yerine, kullanıcı beyanına dayalı basit kontrollerle yetiniyor. Ayrıca, sosyal medya şirketlerinin gelir modeli genç kullanıcılar üzerine kurulu olduğu için, sıkı denetimlerden kaçınmak için lobicilik faaliyetleri yürüttüğü öne sürülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Asya'daki bu deneyim, dünya genelinde çocuklara yönelik internet düzenlemelerinin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmak için adımlar atıyor; ancak uygulama sorunları AB'de de yaşanıyor. ABD'de ise Çocuk Çevrimiçi Gizlilik Koruma Yasası (COPPA) 13 yaş altı çocukların verilerini koruyor, fakat yaş doğrulama hâlâ tartışmalı. Asya'daki başarısızlık, diğer bölgeler için de uyarı niteliğinde: Yasal düzenlemeler, ancak etkili denetim, teknolojik altyapı ve toplumsal farkındalıkla desteklendiğinde işe yarayabilir.
Uzmanlar, yasaklayıcı yaklaşımlar yerine eğitim ve ebeveyn katılımını artırıcı politikaların daha etkili olabileceğini vurguluyor. Dijital okuryazarlık programları, çocuklara çevrimiçi riskleri tanıma ve sorumlu davranma becerisi kazandırarak uzun vadede daha sürdürülebilir bir koruma sağlayabilir. Ayrıca, platformların yaş doğrulama için yapay zekâ ve biyometrik yöntemler gibi daha gelişmiş çözümler kullanması teşvik edilmeli. Ancak bu tür teknolojilerin gizlilik endişelerini de beraberinde getirdiği unutulmamalı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeler son yıllarda gündemde. 2020'de kabul edilen 5651 sayılı kanunda yapılan değişiklikle, sosyal medya platformlarına Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu getirildi; ancak çocuklara özel yaş doğrulama ve kısıtlama mekanizmaları henüz etkin değil. Asya'daki deneyim, Türkiye için önemli dersler içeriyor: Yasal düzenlemeler tek başına yeterli değil; denetim, dijital okuryazarlık eğitimi ve platformların sorumluluk alması şart. Aksi halde, benzer şekilde yasaklar kâğıt üzerinde kalabilir ve çocuklar çevrimiçi risklere maruz kalmaya devam edebilir. Türkiye, kendi modelini oluştururken Asya'nın hatalarından kaçınmalı ve kapsamlı bir strateji benimsemeli.