Birleşmiş Milletler ve küresel meteoroloji merkezlerinin son modelleri, 2027 yılının ortalarından itibaren etkisini göstermesi beklenen El Niño hava olayının bu kez beklenenden daha güçlü ve yıkıcı olabileceğine işaret ediyor. Özellikle Asya kıtası, bu iklim döngüsünün en sert vurduğu bölgelerden biri olmaya hazırlanıyor. Sıcak hava dalgalarıyla boğuşan Hindistan'da can kayıplarının artması, Çin'in güneyinde şiddetli sellerin tarım alanlarını tehdit etmesi ve Güneydoğu Asya'da pirinç başta olmak üzere temel gıda ürünlerinde rekolte kaybı bekleniyor. Uzmanlar, bu yılki El Niño'nun 2015-2016'daki gibi "aşırı ve öngörülemez" olacağını belirtiyor.
El Niño nedir ve neden bu kadar etkili?
El Niño, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde deniz suyu sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla başlayan ve küresel hava düzenini altüst eden bir iklim olayıdır. Genellikle 2 ila 7 yılda bir görülen bu doğa olayı, bu kez mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden okyanus sıcaklıkları nedeniyle tetikleniyor. Avustralya Meteoroloji Bürosu ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) modelleri, 2027 yılının yaz aylarında El Niño koşullarının zirveye ulaştığını gösteriyor.
BM Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yapılan açıklamada, üye ülkelere "kaçınılmaz dönüş" için hazırlıklı olmaları çağrısı yapılırken, özellikle Asya'da yaşayan 4 milyardan fazla insanın bu durumdan doğrudan etkilenebileceği uyarısı yapıldı. WMO Genel Sekreteri, "El Niño geleneksel olarak bazı bölgelerde aşırı yağış, bazı bölgelerde ise kuraklık getirir. Ancak iklim değişikliği bu etkileri katlayarak artırıyor" dedi.
Hindistan, Çin ve Güneydoğu Asya'da durum kritik
Hindistan, nisan ayından bu yana etkili olan ve 40 dereceyi aşan sıcak hava dalgalarıyla mücadele ediyor. El Niño'nun muson yağmurlarını zayıflatması, ülkenin tarım için hayati önem taşıyan yağışlarını tehlikeye atıyor. Özellikle şeker kamışı, pamuk ve pirinç üretiminde ciddi düşüşler bekleniyor. Hindistan Meteoroloji Dairesi, temmuz-ağustos aylarında yağışların normalin yüzde 20 altına düşebileceğini açıkladı.
Öte yandan Çin, El Niño'nun getirdiği aşırı yağışların yol açtığı sellerle karşı karşıya. Yangtze Nehri havzasında şimdiden sel uyarıları yapılırken, yetkililer baraj kapaklarını açmaya hazırlanıyor. Güneydoğu Asya ülkeleri ise hem kuraklık hem de aşırı yağış ikilemiyle baş başa. Endonezya ve Malezya'da palmiye yağı üretimi, Tayland ve Vietnam'da ise pirinç üretimi tehdit altında. Dünya Bankası verilerine göre, bölgede pirinç fiyatları şimdiden yüzde 15 arttı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Niño'nun Asya'daki yıkıcı etkileri, küresel gıda ve enerji tedarik zincirleri üzerinden Türkiye'yi de dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin pirinç, palmiye yağı ve bazı hammaddelerde ithalat bağımlılığı bulunuyor. Asya'da tarımsal üretimin düşmesi, dünya gıda fiyatlarını artıracak; bu da Türkiye'de ithalat maliyetlerini yükseltecektir. Ayrıca, Türkiye'nin ihracat pazarlarından biri olan Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Asya'dan gelen gıda arzındaki aksamalardan etkilenebilir. İklim değişikliğinin tetiklediği bu tür aşırı hava olayları, Türkiye'nin su kaynakları yönetimi ve tarım politikalarında da uzun vadeli adaptasyon gerektirdiğini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, olası kuraklık dönemleri ve gıda fiyat artışlarına karşı hazırlıklı olmalı, ayrıca bölgesel işbirliklerini güçlendirmelidir.