Asya borsaları, haftanın son işlem günü olan cuma gününe sınırlı düşüşle başlamaya hazırlanıyor. Yatırımcılar, bir yandan yapay zeka hisselerindeki geri çekilmeyi değerlendirirken, diğer yandan Orta Doğu'da artan gerilimlerin olası bir diplomatik çözüme kavuşma umutlarını fiyatlamaya çalışıyor. Petrol fiyatları ise bu gelişmeler ışığında dengeli bir seyir izliyor ve haftalık bazda sınırlı bir düşüş kaydetmeye hazırlanıyor.
Gelişmelerin arka planı
Wall Street'teki yapay zeka hisselerindeki satış baskısı, Asya piyasalarına da yansımış durumda. Özellikle teknoloji şirketlerinin hisselerinde görülen değer kayıpları, bölgedeki teknoloji ağırlıklı endeksleri olumsuz etkiliyor. Bu durum, yapay zekaya olan yoğun ilginin bir miktar törpülendiğine işaret ederken, yatırımcıların kar realizasyonuna gitmesine neden oluyor. Öte yandan, Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin diplomasi yoluyla azaltılabileceğine yönelik beklentiler, piyasalarda bir miktar iyimserlik yaratmış olsa da, kalıcı bir rahatlama için henüz erken olduğu değerlendiriliyor.
Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2'lik bir düşüşle güne başlamaya hazırlanırken, Çin'de Şanghay Bileşik endeksi yatay bir seyir izliyor. Hong Kong Hang Seng endeksi de teknoloji hisselerindeki baskı nedeniyle sınırlı bir gerileme sinyali veriyor. Avustralya ve Güney Kore borsalarında da benzer bir tablo hakim. Öte yandan, ham petrol fiyatları, OPEC+'ın üretim politikaları ve Orta Doğu'daki arz kesintisi endişeleri arasında varil başına 90 dolar seviyesinin hemen altında seyrediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yatırımcıların odağında ayrıca, Fed’in faiz politikası ve dolardaki seyir yer alıyor. Beklenenden güçlü gelen ABD ekonomik verileri, faiz indirimi beklentilerini bir miktar ötelemeye devam ediyor. Bu durum, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışı riskini artırırken, kırılgan ekonomiler için döviz kuru ve enflasyon baskısının süreceğine işaret ediyor. Asya genelinde ise Çin ekonomisinin toparlanma hızı ve ihracat talebindeki zayıflık, bölgesel büyüme görünümünü gölgeleyen önemli faktörler arasında sayılıyor.
Orta Doğu'da İsrail-Hamas çatışmasının yayılma riski, enerji fiyatları ve küresel ticaret yolları üzerinde belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Diplomatik girişimlerin başarısızlığa uğraması durumunda, petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi ve enflasyonist baskıları artırması bekleniyor. Bu da merkez bankalarının faiz indirimi takvimini daha da öteleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Jeopolitik risklerin yüksek olduğu bir dönemde enerji fiyatlarındaki oynaklık, Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkeler için önemli bir risk faktörüdür. Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, cari açık ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratırken, Orta Doğu'daki gerilimlerin diplomasi yoluyla çözülmesi Türkiye'nin bölgesel ticaret ve enerji koridorları açısından olumlu karşılanabilir. Asya'daki yavaşlama ise Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirme çabalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.