Asya-Pasifik borsaları, yarı iletken hisselerindeki sert satışların etkisiyle haftanın son işlem gününe düşüşle başladı. Japonya’nın Nikkei 225 endeksi yüzde 1,5, Güney Kore’nin Kospi endeksi yüzde 1,2 gerilerken, Tayvan’ın Taiex endeksi yüzde 1,8 değer kaybetti. Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 0,7, Çin’in Şanghay Bileşik Endeksi ise yüzde 0,3 düştü. Satış dalgasının odağında, ABD merkezli yarı iletken devi Nvidia’nın hisselerindeki son haftalardaki keskin düşüşün Asyalı çip üreticilerine yansıması yer alıyor.
Gelişmenin arka planı: Çip hisseleri neden baskı altında?
Yatırımcılar, Ocak ayında Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek’in düşük maliyetli modellerini duyurmasının ardından çip sektörüne yönelik endişelerini yeniden değerlendiriyor. DeepSeek’in çıkışı, yapay zeka altyapı yatırımlarının mevcut ölçeğinin abartılmış olabileceği korkusunu tetiklemişti. O tarihten bu yana Nvidia hisseleri yüzde 15’ten fazla değer kaybetti. Benzer şekilde, Tayvan’ın TSMC ve AMD gibi diğer çip devlerinin hisseleri de baskı altında. Asya’da, Çin’in yüksek performanslı çiplere yönelik Amerikan kısıtlamaları, bölgesel tedarik zincirlerinde belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Ayrıca, ABD’nin olası yeni yaptırımlarına ilişkin haber akışı, yatırımcı güvenini zedeliyor.
Öte yandan, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz artırım sinyalleri ve Çin’deki deflasyon baskısı, bölgesel borsalar üzerinde ek yük oluşturuyor. Japonya’da bugün açıklanan sanayi üretimi verileri, beklenenden daha zayıf geldi ve Nikkei’deki kayıpları derinleştirdi. Analistler, BOJ’un Nisan toplantısında faiz artırımına gidebileceğini, bunun da ihracatçı hisseleri üzerinde baskı yaratabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD verileri ve jeopolitik riskler
Asya piyasalarındaki düşüşün en önemli nedenlerinden biri, ABD’de bugün açıklanacak tarım dışı istihdam verilerine yönelik belirsizlik. Piyasa beklentisi, Şubat ayında 190 bin kişilik istihdam artışı yönünde. Ancak son dönemde artan ticaret tarifeleri ve hükümet harcamalarındaki kesintiler nedeniyle beklentilerin altında kalma riski bulunuyor. Güçlü bir istihdam verisi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini ertelemesine neden olabilir, bu da küresel piyasalar için olumsuz bir sinyal olarak yorumlanıyor. Zayıf veri ise resesyon endişelerini artırabilir.
Jeopolitik cephede, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının yeniden alevlenme ihtimali, özellikle çip ve teknoloji sektörlerini hedef alıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın ek gümrük vergileri tehdidi ve Çin’in misilleme sinyalleri, küresel tedarik zincirlerinde bozulma riskini artırıyor. Bu durum, Asya’nın ihracat odaklı ekonomileri için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerin çip odaklı büyüme modelleri, ticaret gerilimlerinden en çok etkilenenler arasında yer alıyor.
Ayrıca, Avrupa’da artan savunma harcamaları ve Almanya’daki mali genişleme paketleri, küresel faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir. Bu da gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırarak Asya borsalarını olumsuz etkileyebilir. Özetle, Asya piyasalarındaki satış dalgası, çip sektörü kaynaklı olsa da, küresel makroekonomik ve jeopolitik risklerin bir bileşimi şeklinde değerlendirilmeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya borsalarındaki bu düşüş, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel risk iştahındaki azalma gelişmekte olan piyasaları olumsuz etkileyebilir. Türkiye’nin yarı iletken ithalatının büyük kısmı Asya’dan karşılandığı için, çip fiyatlarındaki olası düşüş ithalat maliyetlerini hafifletebilir. Ancak ticaret savaşlarının derinleşmesi, Türk ihracatçıları için alternatif pazarların daralmasına neden olabilir. Ayrıca, ABD istihdam verilerinin Fed politikaları üzerindeki etkisi, Türkiye’nin dış finansman koşullarını ve kur istikrarını doğrudan ilgilendiriyor. Bu nedenle, Asya ve ABD piyasalarındaki gelişmeler yakından izlenmeli.