Asya borsaları, ABD'de enflasyonun yavaşladığına dair gelen yeni veriler ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle Cuma günü yükselişle açılmaya hazırlanıyor. Bu gelişmeler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önümüzdeki ay faiz oranlarını artırmaktan kaçınacağı yönündeki bahisleri güçlendirdi. Japonya'nın Nikkei endeksi vadeli işlemleri yüzde 0,5'in üzerinde artış kaydederken, Hong Kong Hang Seng endeksi vadeli işlemleri de yüzde 1'e yakın yükseldi. Avustralya'nın S&P/ASX 200 endeksi ise yüzde 0,4 değer kazandı.
Enflasyon Verileri ve Fed'in Beklenen Adımları
ABD Çalışma Bakanlığı'nın Perşembe günü açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) Nisan ayında aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda ise yüzde 2,3 arttı. Bu rakamlar, ekonomistlerin beklentilerinin altında gerçekleşti. Ayrıca, haftalık işsizlik maaşı başvuruları 264 bine gerileyerek iş gücü piyasasının soğuduğuna işaret etti. Bu veriler, Fed'in Mayıs ayındaki toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağına yönelik piyasa beklentilerini destekliyor. CME Group'un FedWatch aracına göre, piyasalar Fed'in haziran toplantısında faiz artırımına gitme olasılığını yüzde 15 olarak fiyatlıyor. Ancak, Fed yönetim kurulu üyelerinden bazılarının şahin açıklamaları, belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, enflasyonun hedefe dönmesi için daha fazla sıkılaştırma gerekebileceğini, ancak verilerin önümüzdeki toplantıda faiz artırımını askıya almayı desteklediğini söyledi.
Öte yandan, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri de Nisan ayında yıllık bazda yüzde 4,9 ile beklentilerin altında kalmıştı. Bu veriler, enflasyonun zirve yaptığına dair iyimserliği artırsa da, Fed yetkilileri henüz zafer ilan etmekten kaçınıyor. Piyasalar, Fed'in bu yıl içinde faiz indirimine başlayacağına yönelik beklentilerini koruyor; hatta bazı yatırımcılar makro verilerdeki zayıflamanın daha fazla olması durumunda faiz indirimlerinin gündeme gelebileceğini düşünüyor.
Küresel Etkiler ve Petrol Fiyatları
Petrol fiyatlarındaki gerileme de Asya'daki hisse senedi piyasalarını destekleyen bir diğer faktör oldu. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı, ABD'nin stratejik petrol rezervlerini doldurmayı planladığı ve OPEC+'ın arz kısıntısına gidebileceği spekülasyonlarına rağmen 75 doların altında seyrediyor. Enerji maliyetlerindeki düşüş, enflasyonist baskıların hafiflemesine katkı sağlarken, küresel büyüme endişelerini de bir nebze azaltıyor. Ancak, Çin'deki ekonomik toparlanmanın yavaş ilerlemesi ve ABD'deki borç limiti krizine ilişkin belirsizlikler, yatırımcıların ihtiyatlı kalmasına neden oluyor. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, borç limitinin 1 Haziran'a kadar artırılmaması durumunda ülkenin temerrüde düşebileceği uyarısında bulundu. Bu durum, küresel piyasalarda risk iştahını baskılayan en önemli başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
Asya'daki yatırımcılar ayrıca, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) yeni başkanı Kazuo Ueda'nın ilk politika toplantısında faiz oranlarını değiştirmemesine odaklandı. Ueda, getiri eğrisi kontrolü politikasının devam edeceğini, ancak gerekirse ayarlamalar yapılabileceğini ifade etti. Bu açıklamalar, Japon hisse senetlerinde olumlu karşılandı. Güney Kore KOSPI endeksi de yüzde 0,3'lük yükselişle güne başladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki enflasyon eğilimi ve Fed'in faiz politikası, gelişmekte olan ülkeler için kritik öneme sahip; Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor. Fed'in faiz artırım döngüsünü sonlandırması, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir ve Türk lirası da dahil olmak üzere varlık fiyatlarına destek sağlayabilir. Ancak, Türkiye'nin kendi iç dinamikleri (enflasyon, cari açık ve seçim sonrası ekonomi politikaları) daha belirleyici. Küresel likidite koşullarının iyileşmesi, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını karşılamasını kolaylaştırabilir; ancak yapısal reformların ve güven verici politikaların hayata geçirilmesi de en az dış koşullar kadar önemli. Bu nedenle, Fed'in atacağı adımlar Türkiye ekonomisi için fırsatlar sunarken, kırılganlıklar da devam etmektedir.