Asya'dan ABD'ye yapılan konteyner taşımacılığında navlun ücretleri, İran'da başlayan savaşın ardından yüzde 109 oranında sıçradı. Uzmanlar, bu artışın temel nedenleri arasında yükselen yakıt maliyetleri, bazı Asya limanlarında yaşanan tıkanıklık ve okyanus taşımacılığı için yoğun sezon öncesinde talebin canlanmasını gösteriyor. Özellikle Şanghay, Ningbo ve Shenzhen gibi Çin limanlarında artan gemi trafiği, varış sürelerini uzatırken navlun fiyatlarını da yukarı çekiyor.
Artan yakıt maliyetleri ve liman tıkanıklığı
İran'da devam eden çatışmalar, Orta Doğu'daki enerji arzını tehdit ederken petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı. Bu durum, konteyner gemilerinin kullandığı akaryakıt maliyetlerini artırarak navlun fiyatlarına doğrudan yansıdı. Aynı zamanda, savaş nedeniyle bazı nakliye şirketleri rota değişikliğine giderken, Asya limanlarında bekleyen gemi sayısı arttı. Singapur ve Busan gibi önemli aktarma limanlarında da benzer tıkanıklıklar yaşanıyor.
Küresel tedarik zincirinde yeni dalgalanma
Bu gelişme, pandemi ve ardından yaşanan Ukrayna savaşıyla sarsılan küresel tedarik zincirlerine yeni bir darbe olarak değerlendiriliyor. Özellikle perakende ve imalat sektörleri, navlun maliyetlerinin artmasıyla enflasyonist baskılarla karşı karşıya kalabilir. ABD'ye yönelik Asya ihracatında yaşanan bu artış, dünya ticaretinin ana arterlerinden birindeki kırılganlığı bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğrudan Asya-ABD hattındaki konteyner taşımacılığından etkilenmese de, küresel navlun dalgalanmaları tüm tedarik zincirlerini etkilemektedir. Türkiye'nin Çin ve diğer Asya ülkelerinden yaptığı ithalat ve Avrupa'ya yaptığı ihracat, bu artışlardan dolaylı olarak etkilenebilir. Özellikle yükselen navlun fiyatları, Türkiye'nin dış ticaret dengesi ve enflasyonla mücadelesi açısından ek bir risk oluşturmaktadır. Ayrıca, İran savaşının bölgesel istikrarsızlığı artırması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini ve Orta Doğu ile ticaretini de olumsuz etkileyebilir.