Kuzey Karolina'da tarım işçisi Carlos Vargas Moreno, saat 16.00 sularında 32 derece sıcaklıkta diğer işçilerle birlikte karpuz tarlasında yabani ot temizliği yaparken fenalaştı. Aşırı sıcak çarpması sonucu sağlığı bozulan Vargas Moreno, aynı işverenin yıllar önce yine bir işçinin ölümüne neden olan çalışma koşullarını gözler önüne serdi. İşgücü müteahhidi, H-2A tarım vizesiyle getirttiği yüzlerce göçmen işçiyi hâlâ Kuzey Karolina'ya getirmeye devam ediyor.
Geçmişten ders alınmayan bir ölüm
Vargas Moreno'nun yaşadığı sağlık sorunu, aslında yıllar önce aynı şirkette meydana gelen ve bir işçinin ölümüyle sonuçlanan olayın bir tekrarı niteliğinde. İşverenin, aşırı sıcaklık koşullarında çalışan işçiler için gerekli önlemleri almaması, benzer bir trajedinin yeniden yaşanmasına zemin hazırladı. Olay, tarım sektöründe çalışan göçmen işçilerin maruz kaldığı riskleri ve iş güvenliği denetimlerindeki eksiklikleri bir kez daha gündeme getirdi.
H-2A vizesi, ABD'ye geçici tarım işçisi olarak gelen kişilere veriliyor. Bu işçiler genellikle düşük ücretlerle, ağır koşullarda ve sosyal güvenceden yoksun bir şekilde çalıştırılıyor. İşverenler, işçileri koruyacak yasal düzenlemelere uymakla yükümlü olsa da, denetimlerin yetersizliği nedeniyle ihlaller sık sık cezasız kalıyor.
Kuzey Karolina'da tarım sektörü, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiş durumda. İklim değişikliğiyle birlikte aşırı sıcak dalgalarının sıklığı ve şiddeti artıyor; bu da açık havada çalışan işçiler için hayati tehlike oluşturuyor. Uzmanlar, işverenlerin gölgelik alanlar, düzenli su molaları ve eğitim gibi basit önlemlerle bu tür ölümleri önleyebileceğini vurguluyor.
Küresel bir sorun: İklim krizi ve işçi sağlığı
Benzer vakalar sadece ABD'de değil, dünyanın dört bir yanında yaşanıyor. Avrupa'da tarım işçileri, Orta Doğu'da inşaat işçileri ve Asya'da fabrika çalışanları, artan sıcaklıklara bağlı sağlık riskleriyle karşı karşıya. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), her yıl binlerce işçinin aşırı sıcaklık nedeniyle hayatını kaybettiğini tahmin ediyor. İklim değişikliği, iş sağlığı ve güvenliği standartlarını yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor.
H-2A programı, ABD tarımının bel kemiği olsa da, işçilerin haklarını koruma konusunda sıkça eleştiriliyor. Göçmen işçiler, dil bariyeri, yasal statü korkusu ve sendikalaşma engelleri nedeniyle haklarını arayamıyor. İşverenlerin cezai yaptırımlarla karşılaşmaması, suistimalleri teşvik ediyor. Kuzey Karolina'da faaliyet gösteren işgücü müteahhidi hakkında daha önce açılan davalar ve verilen cezalar, caydırıcılıktan uzak olduğu için benzer olaylar tekrarlanıyor.
Vargas Moreno'nun durumu, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatının sıkılaştırılması, denetimlerin artırılması ve işverenlerin sorumluluklarının netleştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Aksi halde, iklim krizinin derinleşmesiyle birlikte daha fazla işçi hayatını kaybedecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarım sezonunda yüz binlerce mevsimlik işçi çalıştırıyor ve özellikle Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz bölgelerinde aşırı sıcaklar bu işçiler için ciddi risk oluşturuyor. Kuzey Karolina'daki olay, Türkiye'deki mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarını ve iş güvenliği önlemlerini gözden geçirmek için bir uyarı niteliğinde. İklim değişikliğiyle artan sıcaklık dalgaları, Türkiye'de de benzer ölüm ve yaralanma vakalarına yol açabilir. İşverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi ve denetimlerin sıkılaştırılması, gelecekte yaşanabilecek trajedileri önlemek için kritik önem taşıyor.