İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarının artırılmasını ve günde “30 ila 40” Filistinlinin öldürülmesini talep etti. Ben-Gvir, ayrıca İsraillilerin Filistin topraklarına yeniden yerleştirilmesi yönündeki tartışmalı çağrılarını da yineledi. Bu açıklamalar, uluslararası toplumun ateşkes çabalarını sürdürdüğü bir dönemde geldi.
Ben-Gvir'in tartışmalı açıklamaları
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, yerel bir radyo istasyonuna yaptığı açıklamada, Gazze'ye yönelik askeri operasyonların durdurulmasına karşı olduğunu belirterek, “Gazze'de günde 30 ila 40 kişinin öldürülmesi gerekiyor” dedi. Ben-Gvir, “Eğer Gazze'de yaşam koşullarını zorlaştırmazsak, zafer kazanamayız” ifadelerini kullandı. Ayrıca, İsrail ordusunun Gazze'deki Hamas hedeflerine yönelik saldırılarını artırması gerektiğini savundu.
Ben-Gvir, daha önce de Gazze'deki Filistinlilerin “gönüllü göçünü” teşvik etme çağrısında bulunmuş ve İsrailli yerleşimcilerin Gazze'ye geri dönmesini istemişti. Bu açıklamalar, İsrail hükümeti içinde bile tartışmalara yol açarken, uluslararası toplumdan sert tepkiler geliyor.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel yansımalar
Ben-Gvir'in sözleri, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri tarafından kınandı. BM Genel Sekreteri António Guterres, “Bu tür açıklamalar, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve ateşkes çabalarını baltalamaktadır” dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller ise “Ben-Gvir'in yorumları kabul edilemez ve sorumsuzcadır” ifadelerini kullandı.
Bu gelişmeler, Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir dönemde yaşanıyor. BM verilerine göre, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de 40 binden fazla Filistinli öldürüldü. Bölgede ateşkes görüşmeleri sürerken, Ben-Gvir'in açıklamaları müzakereleri olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ben-Gvir'in bu açıklamaları, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, Gazze'deki katliamın durdurulması ve kalıcı ateşkes sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Bu tür aşırılıkçı söylemler, bölgede kalıcı barışı tehdit ederken, Türkiye'nin insani yardımları ve arabuluculuk çabaları ön plana çıkıyor. Ankara'nın, uluslararası toplumu İsrail'i bu tür söylemlerden vazgeçirmeye çağırması bekleniyor.