Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) liderlerinin bu yılki zirvesi, beklenenin aksine bölgesel deniz anlaşmazlıklarından çok Ortadoğu'daki artan gerilimin gölgesinde geçti. Zirveye damgasını vuran İsrail-Filistin çatışması ve bölgesel istikrarsızlık, Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik tartışmalarını ikinci plana itti. Liderler, küresel güvenliğin birbirine ne kadar bağlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seren bu gelişmeleri ele alırken, bölge ülkelerinin kendi çıkarları ve uluslararası ittifaklar arasındaki dengeyi gözetmeye çalıştığı gözlendi.
Zirvenin Odağında Ortadoğu
ASEAN zirvesine katılan liderler, Ortadoğu'daki son gelişmelerin küresel ekonomi ve enerji piyasaları üzerindeki etkilerini ele aldı. Özellikle İsrail-Hamas çatışmasının yayılma riski ve bunun petrol fiyatlarına olası yansımaları, Güneydoğu Asya ülkelerinin enerji güvenliği açısından endişe yarattı. Bölge ülkeleri, enerji ithalatında büyük oranda Ortadoğu'ya bağımlı olduğu için, bu durumun ekonomik istikrarlarını tehdit edebileceği belirtildi.
Diplomatik kaynaklara göre, zirvede Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanması için uluslararası toplumun daha fazla çaba göstermesi gerektiği vurgulandı. ASEAN üyesi ülkeler, geleneksel olarak Filistin davasına destek verirken, bazı üyeler İsrail ile ilişkilerini geliştirme yolunda adımlar atmıştı. Bu nedenle, zirvede ortak bir tutum belirlenmesi güçleşirken, liderlerin ortak bildiride 'sivillerin korunması' ve 'insani ateşkes' çağrısında uzlaştığı öğrenildi.
Güney Çin Denizi Gündemde Ama Öncelik Değil
Zirve öncesinde en önemli gündem maddesi olması beklenen Güney Çin Denizi'ndeki gerilimler, bu kez görece daha az vurgulandı. Çin'in iddia ettiği haklar ve bölge ülkelerinin serbest seyrüsefer talepleri arasındaki çekişme, Ortadoğu krizinin gölgesinde ikinci plana itildi. Yine de bazı liderler, deniz anlaşmazlıklarının barışçıl yollarla çözülmesinin önemine dikkat çekerken, Çin ile ilişkilerin dengelenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Güney Çin Denizi'nde Çin ile Filipinler arasında yaşanan son olaylar, bölgede tansiyonun hâlâ yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak ASEAN ülkelerinin büyük çoğunluğu, ticari ve ekonomik bağlar nedeniyle Çin ile doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçınıyor. Bu durum, zirvede Ortadoğu konusuna daha fazla ağırlık verilmesine yol açan etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, ASEAN ülkelerinin Ortadoğu'daki gelişmelere odaklanmasının, küresel güçlerin bölgeye yönelik stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabileceği görüşünde. Özellikle ABD, Çin ve Rusya'nın Güneydoğu Asya'da nüfuz mücadelesi verdiği bir dönemde, bu gündem kayması dikkat çekici olarak nitelendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ASEAN Zirvesi'nde Ortadoğu'nun öncelik kazanması, Türkiye'nin bölgesel politikalarıyla da örtüşen bir gelişme olarak okunabilir. Türkiye, Filistin meselesindeki tavrı ve bölgedeki arabuluculuk girişimleriyle ASEAN ülkeleriyle ortak zemin bulabilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayii ve insani yardım alanındaki kabiliyetleri, Güneydoğu Asya ülkelerinin artan güvenlik endişelerine cevap verebilir. Ancak Türkiye'nin ASEAN ile ekonomik ilişkilerinin derinleştirilmesi ve bölgesel iş birliği mekanizmalarına daha aktif katılımı, dış politikada yeni fırsatlar sunabilir.