Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN), 1986'da reddedilen gümrük birliği vizyonunu yeniden canlandırmayı değerlendiriyor. Soğuk Savaş döneminde önerilen ancak üye ülkelerin egemenlik endişeleri nedeniyle rafa kaldırılan bu fikir, bugün artan küresel ticaret savaşları ve bölgesel entegrasyon ihtiyacıyla yeniden gündemde. ASEAN'ın 10 üyesi, dış ticaret politikalarını tek bir çatı altında birleştirerek pazarlık gücünü artırmayı hedefliyor.
Gümrük Birliği Fikrinin Geçmişi ve Bugünü
ASEAN'ın kuruluşundan bu yana ekonomik işbirliği, siyasi ve güvenlik önceliklerinin gölgesinde kaldı. 1986'da dönemin Singapur Başbakanı Lee Kuan Yew, gümrük birliği önerisini ortaya attığında, üye ülkeler henüz ekonomik entegrasyon için hazır değildi. O dönemde ASEAN ülkeleri arasındaki ticaret engelleri yüksekti ve her ülke kendi sanayisini koruma eğilimindeydi. Ancak 1992'de imzalanan ve 2010'da tamamen yürürlüğe giren ASEAN Serbest Ticaret Bölgesi (AFTA), tarifelerin büyük ölçüde sıfırlanmasını sağladı. Buna rağmen, tarife dışı engeller ve farklı dış ticaret politikaları, gerçek bir gümrük birliği hedefinin uzağında kalındığını gösteriyor.
Bugün ASEAN, 3,8 trilyon dolarlık birleşik GSYİH'sı ve 680 milyonluk nüfusuyla dünyanın beşinci büyük ekonomik bloğu konumunda. Ancak Çin-ABD ticaret savaşları, Kovid-19 sonrası tedarik zinciri sorunları ve artan jeopolitik gerilimler, bölge ülkelerini daha koordineli bir dış ticaret politikası benimsemeye zorluyor. Endonezya, Malezya, Tayland gibi ülkeler, tek başlarına küresel ekonomik dalgalanmalara karşı koyamayacaklarını fark ediyor.
Gümrük birliği, ortak bir dış tarife ve tek bir ticaret politikası anlamına geliyor. Bu, ASEAN'ın Çin, ABD, AB gibi büyük ekonomilerle yapacağı ticaret müzakerelerinde tek ses olarak hareket etmesini sağlayacak. Ayrıca, bölge içi ticaretin önündeki tarife dışı engellerin kaldırılması ve ortak gümrük prosedürleriyle işlem maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor. Ancak egemenlik endişeleri hâlâ en büyük engel. Her ülkenin kendi ulusal çıkarları doğrultusunda dış ticaret anlaşmaları yapma özgürlüğünden vazgeçmesi zor görünüyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ASEAN'ın gümrük birliği hedefi, Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik mimariyi derinden etkileyebilir. Çin'ın öncülük ettiği Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşması, 2022'de yürürlüğe girdi ve 15 ülkeyi kapsıyor. ASEAN, RCEP içinde önemli bir aktör ancak tek başına hareket ettiğinde Çin karşısında pazarlık gücü sınırlı kalıyor. Gümrük birliği, ASEAN'ı daha güçlü bir denge unsuru haline getirebilir.
Öte yandan, ABD-Çin rekabeti bölgede tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine yol açıyor. Birçok ASEAN ülkesi, Çin'den kaçan yatırımları çekmek için yarışıyor. Gümrük birliği, ortak menşe kuralları ve tek bir pazar olarak yatırımcılara daha cazip bir ortam sunabilir. Ancak bu, üye ülkelerin kendi sanayi politikalarından feragat etmesi anlamına da geliyor. Örneğin, Vietnam ve Endonezya gibi ülkeler, yabancı yatırımları çekmek için agresif vergi teşvikleri uygularken, ortak bir dış tarife bu rekabeti sınırlayabilir.
Gümrük birliği ayrıca, AB ile ASEAN arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakerelerini de etkileyebilir. AB, ASEAN ile bölgesel bir anlaşma yapmakta zorlanıyor çünkü üye ülkelerin farklı standartları ve politikaları var. Gümrük birliği, bu süreci hızlandırabilir. Benzer şekilde, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu birçok ülke, ASEAN ile ikili ticaret anlaşmaları yapmakta zorlanıyor. Ortak bir gümrük rejimi, bu anlaşmaları kolaylaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ASEAN'ın gümrük birliği hedefi, Türkiye için hem fırsatlar hem de zorluklar barındırıyor. Türkiye, 2017'de ASEAN ile sektörel diyalog ortaklığı kurdu ve ticaret hacmini artırmayı hedefliyor. ASEAN ülkeleriyle tek tek serbest ticaret anlaşmaları yapmak yerine, gümrük birliği sonrası ortak bir muhatap bulmak Türkiye'nin işini kolaylaştırabilir. Ayrıca, Türk müteahhitlik firmaları ve savunma sanayii şirketleri için ortak pazar daha öngörülebilir bir ortam sunar. Ancak ASEAN'ın ortak dış tarifesi, Türkiye'nin bazı ürünlerde rekabet gücünü azaltabilir. Türkiye'nin, ASEAN ile ilişkilerini güçlendirirken bu süreci yakından takip etmesi ve ikili ticaret anlaşmalarını çeşitlendirmesi gerekiyor. Ayrıca, Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik entegrasyon, Türkiye'nin 'Asya Açılımı' politikasıyla da uyumlu. Gümrük birliği, Türkiye'nin bölgeye yönelik ihracatını ve yatırımlarını artırabilir.