GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Dış Politika

ASEAN’dan DTÖ Sonrası Döneme Hazırlık: Yönetilen Ticarette Merkeziyet Arayışı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
ASEAN’dan DTÖ Sonrası Döneme Hazırlık: Yönetilen Ticarette Merkeziyet Arayışı
🌏
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Asya-Pasifik Odaklı Analiz
🌏 Asya-Pasifik Odaklı Analiz
Çeviri Kaynağı
The Diplomat — Bu haber, The Diplomat'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), küresel ticaret sisteminde Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) etkisinin azaldığı ve yönetilen ticaretin (managed trade) yükseldiği yeni bir döneme hazırlanıyor. Birlik, artan korumacılık eğilimleri ve büyük güçler arasındaki ticari gerilimler karşısında, 'merkeziyet' (centrality) kavramına sıkı sıkıya tutunarak bölgesel istikrar ve refahı korumaya çalışıyor. Peki, ASEAN bu zorlu ortamda gerçekten merkeziyetini koruyabilecek mi?

Gelişmenin Arka Planı: Çok Taraflılık Krizde

DTÖ, kuruluşundan bu yana küresel ticaretin kurallara dayalı işlemesini sağlayan temel kurum olarak görülüyordu. Ancak son yıllarda Doha Turu'nun başarısızlıkla sonuçlanması, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları ve AB'nin yeni ticaret savunma araçları devreye sokması, çok taraflı sistemin aşındığına işaret ediyor. Bu ortamda birçok ülke, DTÖ yerine ikili veya bölgesel anlaşmalara yöneliyor. ASEAN ise 10 üyeli bir birlik olarak, hem kendi içinde hem dış paydaşlarla yürüttüğü diyaloglarla bu dönüşüme uyum sağlamaya çalışıyor.

ASEAN'ın temel stratejisi, 'ASEAN Merkeziyeti' (ASEAN Centrality) ilkesini tüm anlaşmaların ve iş birliklerinin odağına koymak. Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşması, bu stratejinin en somut örneği olarak öne çıkıyor. RCEP, ASEAN üyeleri ile Avustralya, Çin, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda'yı içeren bir serbest ticaret bölgesi yaratıyor. Ancak anlaşma, DTÖ kurallarının ötesine geçen düzenlemeler içermekten çok, mevcut tarifeleri düşürmeye odaklanıyor. Bu da ASEAN'ın 'yönetilen ticaret' çağında ne kadar etkili olabileceği sorusunu gündeme getiriyor.

Endonezya'nın 2023'teki ASEAN dönem başkanlığı sırasında 'ASEAN Önemli: Hint-Pasifik'in Merkezi' teması seçilmişti. Bu tema, birliğin büyük güç rekabeti içinde sürüklenmek istemediğini, kendini bölgenin odak noktası olarak konumlandırdığını gösteriyor. Ancak üye ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik farklılıklar, Myanmar'daki iç savaşın bölgeye yansımaları ve Çin'in artan nüfuzu, ASEAN'ın tutarlı bir blok politikası üretmesini zorlaştırıyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Yönetilen Ticaretin Yükselişi

Yönetilen ticaret, hükümetlerin belirli sektörleri korumak veya stratejik hedeflere ulaşmak için ticari akışlara doğrudan müdahale ettiği bir modeli ifade ediyor. ABD'nin Çin'e uyguladığı gümrük tarifeleri, AB'nin Karbon Sınır Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve Çin'in teknoloji alanında izlediği öz yeterlilik politikaları, bu eğilimin örnekleri arasında. ASEAN ise bu yeni ortamda iki eşik arasında kalmış durumda: Bir yanda Çin'le entegre tedarik zincirleri, diğer yanda ABD ve müttefiklerinin 'Çin'sizleştirme' çabaları.

Bölgesel düzeyde, ASEAN ülkeleri Çin ve ABD ile ayrı ayrı ticaret yaparken, her iki güçle de dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışıyor. Ancak Tayvan'ın statüsü, Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlıkları ve teknoloji yarı iletkenleri gibi kritik alanlardaki bağımlılıklar, ASEAN'ı büyük güçler arasında bir tercihe zorluyor. Örneğin Tayland ve Vietnam, Çin'den tedarik edilen bileşenlere bağımlı; Malezya ise yarı iletken üretiminde önemli bir merkez. Bu yapısal bağımlılıklar, ASEAN'ın ABD'nin 'Çin'sizleştirme' politikasına tam olarak uyum sağlamasını güçleştiriyor.

Küresel boyutta ise ASEAN ülkeleri, gelişmekte olan ekonomi kategorisinde olup iklim politikaları, dijital ticaret kuralları ve iş gücü standartları gibi konularda gelişmiş ülkelerle müzakere ediyor. DTÖ'nün zayıflaması, bu ülkelerin küresel ticaret kurallarını etkileme kabiliyetini azaltıyor. Bu nedenle ASEAN, hem RCEP gibi anlaşmalarla ticari ilişkileri çeşitlendiriyor hem de G20 ve APEC gibi platformlarda gelişmekte olan ülkeler adına sesini yükseltmeye çalışıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, Asya-Pasifik bölgesinde artan ticari entegrasyonu yakından izlemektedir. ASEAN'ın DTÖ sonrası döneme uyum çabaları, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle imzaladığı veya müzakere ettiği serbest ticaret anlaşmaları açısından önemlidir. Türkiye'nin dış ticaretinde Asya'nın payı giderek artarken, RCEP benzeri bölgesel bloklar Türkiye'nin ihracatı için yeni engeller yaratma potansiyeli taşımaktadır. Öte yandan, yönetilen ticaret eğilimi, Türkiye'nin kendi korumacı politikaları ile uyumlu alanlar (örneğin savunma sanayii, tarım) yaratabilir. Ankara'nın, ASEAN ülkeleriyle diyalog kanallarını güçlendirerek bu dönüşümde yer alması, hem ticari hem stratejik açıdan fayda sağlayabilir.

Etiketler:
ASEANDTÖticaret savaşlarıRCEPyönetilen ticaretGüneydoğu Asyaküresel ticaret

İlgili Haberler

Keiko Fujimori Peru seçimini kazanmaya yakın
Dış Politika

Keiko Fujimori Peru seçimini kazanmaya yakın

13 dk önce

Ortadoğu'da Büyük Ayrışma: Yeni Bir Yol Arayışı
Dış Politika

Ortadoğu'da Büyük Ayrışma: Yeni Bir Yol Arayışı

22 dk önce

Katar Başbakanı, ABD Başkan Yardımcısı Vance'i Görmezden mi Geldi
Dış Politika

Katar Başbakanı, ABD Başkan Yardımcısı Vance'i Görmezden mi Geldi

35 dk önce

Yapay Zeka Çağında Nükleer İstikrar
Dış Politika

Yapay Zeka Çağında Nükleer İstikrar

37 dk önce