Arnavutluk'un güney kıyısında, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın desteklediği bir lüks tatil köyü projesi, ülkede büyüyen protestolara yol açıyor. Zvërnec adlı küçük bir koyda inşa edilmesi planlanan tesis, çevre aktivistleri ve yerel halk tarafından doğal alanları tahrip edeceği, yolsuzluk riski taşıdığı ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Proje, Kushner'ın küresel yatırım firması Affinity Partners ve Arnavut ortaklar tarafından yürütülüyor. Göstericiler, inşaatın derhal durdurulmasını ve hükümetin şeffaf olmayan imar kararlarının iptalini talep ediyor.
Projenin arka planı ve tartışmalar
Arnavutluk hükümeti, 2023 yılında Zvërnec bölgesini 'turizm gelişim bölgesi' ilan ederek, Kushner bağlantılı şirkete imar izni verdi. Proje kapsamında 5 yıldızlı bir otel, 200 lüks villa, marina ve golf sahası inşa edilmesi planlanıyor. Toplam yatırımın 1 milyar doları aşması bekleniyor. Ancak çevre örgütleri, bölgenin Akdeniz fokları ve caretta caretta kaplumbağaları gibi nesli tehlike altındaki türlere ev sahipliği yaptığını, inşaatın ekosistemi geri dönülmez şekilde bozacağını belirtiyor. Ayrıca, kamuya açık sahillerin özel mülkiyete dönüştürülmesi endişesi var. Muhalefet partileri, projenin imar planının meclis onayı olmadan çıkarıldığını, hükümetin yasal prosedürleri ihlal ettiğini savunuyor.
Protestolar Aralık 2024'te başladı ve kısa sürede Tiran, Vlorë ve Avlonya gibi büyük şehirlere yayıldı. Katılımcı sayısı haftalar içinde on binleri buldu. Göstericiler, 'Zvërnec bizimdir', 'Deniz satılık değil' sloganlarıyla yürüyüşler düzenliyor. Polis zaman zaman göstericilere müdahale etse de çatışmalar sınırlı kaldı. Uluslararası çevre örgütleri Greenpeace ve WWF, projeyi kınayan açıklamalar yayınladı. Ekonomistler ise projenin kısa vadede istihdam yaratabileceğini ancak uzun vadede sürdürülebilir turizmi baltalayacağını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kushner'ın Arnavutluk yatırımı, ABD'nin Balkanlar'daki nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor. Trump yönetiminde başmüzakereci olarak görev yapan Kushner, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasında normalleşme anlaşmalarına aracılık etmişti. Arnavutluk'taki proje, Washington'un bölgedeki Çin ve Rusya etkisini dengeleme çabalarıyla örtüşüyor. Ancak yerel halk, yabancı yatırımın kamu yararını gözetmediğini düşünüyor. Arnavutluk'un Avrupa Birliği üyelik sürecinde, yolsuzluk ve hukukun üstünlüğü konuları hassas bir nokta. AB Komisyonu, projeyle ilgili endişelerini dile getirdi. Bölge ülkeleri ise gelişmeyi, turizm yatırımlarının çevresel ve sosyal etkileri açısından takip ediyor. Yunanistan, benzer bir projenin kendi kıyılarında da gündeme gelebileceğini belirterek süreci izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Arnavutluk'taki bu gelişmeyi iki açıdan değerlendirebilir. Birincisi, Türk şirketlerinin Balkanlar'da benzer turizm yatırımları yapması durumunda, çevre ve yerel halk tepkileriyle karşılaşma riski bulunuyor. İkincisi, ABD'nin bölgedeki yatırım hamleleri, Türkiye'nin Balkanlar'daki geleneksel nüfuzunu dengeleyebilir. Ankara, bu tür projelerin şeffaflık ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu olması gerektiğini vurgulayarak, kendi yatırımcılarına rehberlik edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin çevre koruma ve kıyı yönetimi politikaları açısından benzer tartışmalar yaşanabileceği için ders çıkarılması mümkün.