Arnavutluk'un güney kıyısındaki Zvërnec bölgesinde, ABD'li eski Başkan Donald Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile bağlantılı bir şirketin geliştirdiği beş yıldızlı lüks tatil köyü projesi, protestocular tarafından hedef alındı. Yerel halk ve çevre aktivistleri, Arnavutluk hükümetinin 'özel statülü yatırımcı' olarak tanıdığı projenin çevreye ve kültürel mirasa zarar verdiğini öne sürerek şantiyeyi basıp çitleri yıktı. Olayda yaralanan olmazken, bölgede polis güvenlik önlemlerini artırdı. Proje, Arnavutluk'un doğal güzellikleriyle ünlü Zvërnec Yarımadası'nda inşa ediliyor ve bölgenin ekolojik dengesini tehdit ettiği gerekçesiyle uzun süredir tartışma konusu.
Projenin geçmişi ve hukuki boyutu
2023 yılında duyurulan proje, Jared Kushner'ın aile şirketi Kushner Companies ve yerli bir Arnavut ortak tarafından yürütülüyor. Arnavutluk hükümeti, projeyi 'stratejik yatırım' olarak sınıflandırarak vergi indirimleri ve hızlı izin süreci gibi ayrıcalıklar tanıdı. Ancak çevre örgütlerine göre, proje alanı Özel Koruma Bölgesi ilan edilen Zvërnec'in doğal habitatını tehdit ediyor. Bölge, nadir kuş türlerine ve endemik bitki örtüsüne ev sahipliği yapıyor. Ayrıca tarihi bir manastırın yakınında yer alan proje, UNESCO geçici listesindeki Butrint Antik Kenti'ne de yakın.
Protestocular, çitleri yıkarak 'Doğamız satılık değil' sloganıyla eylem yaptı. Olay sonrası Arnavutluk İçişleri Bakanlığı, 'kamu düzenini bozanlara' karşı yasal işlem başlatılacağını duyurdu. Ancak muhalefet partileri, hükümeti yolsuzlukla suçlayarak projenin iptalini istedi. Başbakan Edi Rama ise projenin turizm gelirlerini artıracağını ve istihdam yaratacağını savundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Kushner'ın Arnavutluk'taki yatırımı, ABD'nin Balkanlar'daki nüfuz mücadelesi bağlamında da değerlendiriliyor. Trump yönetiminde etkili olan Kushner'ın bölgeye ilgisi, Kosova-Sırbistan arasındaki normalleşme sürecine de yansımıştı. Ancak bu proje, ABD-Çin rekabetinin de bir yansıması olarak görülüyor; Çin, Arnavutluk'ta altyapı ve turizm yatırımlarını artırmış durumda. Öte yandan, Avrupa Birliği, Arnavutluk'taki yatırımların çevresel etki değerlendirmesi süreçlerine uygunluğunu sorguluyor. AB üyeliğine aday Arnavutluk'un, bu tür projelerde şeffaflık ve sürdürülebilirlik kriterlerini karşılaması bekleniyor. Protesto, bölgesel sivil toplum hareketlerinin de dikkatini çekti; Sırbistan ve Karadağ'daki benzer projelere karşı yürütülen kampanyalarla dayanışma mesajları verildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Arnavutluk'taki bu gelişme, Türkiye'nin Balkan politikası açısından yakından izlenmelidir. Türkiye, Arnavutluk'ta önemli yatırımlara sahiptir (THY, Ziraat Bankası, savunma sanayii işbirlikleri). Kushner bağlantılı projenin çevresel ve hukuki tartışmalara yol açması, bölgede yatırım yapan Türk şirketler için de emsal teşkil edebilir. Ayrıca, ABD'nin Balkanlar'da artan ekonomik nüfuzu, Türkiye'nin bölgedeki etkisini dengeleyebilir. Türk dış politikası, bu tür projelerde çevresel sürdürülebilirlik ve yerel halkla uyum konularına dikkat ederek kendi yatırımlarının itibarını korumalı; ayrıca AB sürecindeki Arnavutluk'un istikrarına katkı sağlamak adına diyaloğu teşvik etmelidir.