Arnavutluk'un başkenti Tiran'da bir mahkeme, ülkenin güney kıyısında inşa edilmesi planlanan ve ABD eski Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı lüks bir tatil köyü projesini protesto eden bir grup göstericiyi serbest bıraktı. Yerel basında çıkan haberlere göre, 15 Ocak 2025 tarihinde yapılan duruşmada, polisin müdahalesi sırasında gözaltına alınan 12 kişi hakkında adli kontrol kararı kaldırıldı. Protestocuların avukatları, müvekkillerinin ifade özgürlüğü çerçevesinde hareket ettiğini ve yasal bir eylem gerçekleştirdiklerini savundu. Bu karar, ülkede hükümetin yabancı yatırımlara ve özellikle ABD'li iş insanlarına verdiği imtiyazlara karşı artan tepkilerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Projenin arka planı ve tartışmalar
Söz konusu tatil köyü, Kushner'ın iş ortağı ve eski Trump yönetimi yetkilisi Richard Grenell ve Arnavutluk hükümeti arasında yapılan bir anlaşmanın parçası olarak planlanıyor. Proje, Adriyatik kıyısındaki Zvërnec Adası ve çevresinde 1,4 milyar dolar değerinde bir resort, golf sahası ve lüks konutlar inşa edilmesini öngörüyor. Çevreciler ve yerel halk, projenin ekolojik dengeyi bozacağını, kıyı erozyonuna yol açacağını ve endemik bitki türlerini tehdit edeceğini belirtiyor. Ayrıca, bölgenin bir kısmının askeri alan ilan edilerek sivil kullanıma kapatılması planlanıyor. Muhalefet partileri, bu tür projelerin yolsuzluk içerdiğini ve hükümetin ulusal çıkarları gözetmediğini ileri sürüyor. Gösterilere katılan aktivistler, "Arnavutluk satılık değildir" sloganıyla eylemlerine devam edeceklerini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Kushner'ın Arnavutluk'taki yatırımı, ABD'nin Balkanlar'daki nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor. Trump yönetimi döneminde dış politikada önemli roller üstlenen Kushner ve Grenell, Sırbistan-Kosova arasında normalleşme anlaşmasına aracılık etmiş, ancak bu girişim tam olarak sonuçlanmamıştı. Arnavutluk hükümeti ise bu yatırımı ülkeye doğrudan yabancı sermaye çekmek ve ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için bir fırsat olarak görüyor. Başbakan Edi Rama, projenin binlerce iş imkânı yaratacağını ve turizmi canlandıracağını savunuyor. Ancak protestolar, Arnavut toplumunda giderek artan bir hoşnutsuzluğu gözler önüne seriyor. Benzer çevresel ve sosyal endişeler, Türkiye ve Yunanistan'da da kıyı projelerine karşı protesto hareketlerine yol açmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Arnavutluk ile tarihsel ve kültürel bağlara sahip olup, iki ülke arasında ekonomik iş birliği giderek artmaktadır. Arnavutluk'taki bu tür yatırım tartışmaları, Türkiye'nin Batı Balkanlar'daki nüfuz mücadelesi açısından önemlidir. ABD'li yatırımcıların bu bölgedeki projeleri, Çin ve AB etkisiyle birlikte Ankara'nın dengeli bir dış politika izlemesini gerektiriyor. Türk iş insanlarının Arnavutluk'ta enerji, altyapı ve turizm alanlarında yatırımları bulunmaktadır. Bu olay, Türkiye'nin de sıkça karşılaştığı "çevre-yatırım dengesi" sorununa dikkat çekmektedir. Dolayısıyla, Türk diplomatları ve iş çevreleri bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmektedir.