Arjantin, 19 yaşındaki bir genç kızın vahşice öldürülmesinin ardından kadına yönelik şiddete karşı büyük bir öfke dalgasıyla sarsılıyor. Ülkenin dört bir yanında yüz binlerce kişi sokaklara dökülerek, cinsiyet temelli şiddeti ve hükümetin bu konudaki yetersizliğini protesto etti. Olay, Arjantin’de son yıllarda artan kadın cinayetlerine karşı toplumsal duyarlılığı yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Kurban, Buenos Aires eyaletinde yaşayan 19 yaşındaki Morena Domínguez’di. Genç kız, evinin önünde bir erkek tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Saldırganın kısa süre önce tahliye edilen bir hükümlü olduğu ortaya çıktı. Bu durum, adalet sisteminin kadınları korumadaki başarısızlığına dair sert eleştirilere yol açtı. Morena’nın ölümü, daha önce de benzer şekilde hayatını kaybeden onlarca kadının ardından geldi. Arjantin’de 2023 yılında 250’den fazla kadın, toplumsal cinsiyet temelli şiddet nedeniyle öldürüldü. Bu sayı, 2024’ün ilk aylarında da artarak devam ediyor.
Protestocular, hükümetin kadın sığınma evlerini yeterince finanse etmediğini, yasaların caydırıcı olmadığını ve yargı süreçlerinin yavaş işlediğini dile getirdi. Başkent Buenos Aires’teki Plaza de Mayo’da toplanan kalabalık, “Yaşamak istiyoruz” ve “Hepimiz için adalet” sloganları attı. Gösterilere feminist örgütlerin yanı sıra sendikalar, öğrenci grupları ve siyasi partiler de destek verdi. Eylemler, Arjantin’in 2015’teki “Ni Una Menos” (Bir Eksiğimiz Olmasın) hareketinin başlattığı kitlesel protestoları hatırlattı.
Bölgesel veya küresel boyut
Arjantin, Latin Amerika’da kadın hakları konusunda en ilerici yasalara sahip ülkelerden biri olarak biliniyor. 2020’de kürtaj hakkını yasallaştıran ülke, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği için güçlü bir sivil toplum hareketine sahip. Ancak bu yasal ilerlemelere rağmen, kadına yönelik şiddet oranları hâlâ yüksek seyrediyor. Bölgedeki diğer ülkelerde de benzer sorunlar yaşanıyor; Brezilya, Meksika ve Kolombiya’da kadın cinayetleri alarm veriyor. Arjantin’deki protestolar, tüm Latin Amerika’da kadın hareketlerinin yeniden güçlenmesine ve hükümetleri harekete geçirmeye yönelik baskıyı artırmasına neden olabilir. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi, Latin Amerika’nın kadın cinayetleri konusunda dünyanın en riskli bölgelerinden biri olduğunu vurguluyor. Arjantin’deki bu son olay, bölgesel düzeyde kadın güvenliği ve adalet sistemlerinin etkinliği konusunda yeniden tartışma başlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Arjantin’deki bu protestolar, Türkiye’de de benzer şekilde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine karşı yürütülen mücadeleyi akıllara getiriyor. Türkiye’de 2024 yılında da kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri devam ediyor. Her iki ülke de toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yasal düzenlemelere sahip olmasına rağmen, uygulamada sorunlar yaşıyor. Arjantin’deki kitlesel eylemler, Türkiye’deki kadın örgütlerine de ilham verebilir. Küresel olarak kadına yönelik şiddetle mücadele, uluslararası kamuoyunun gündeminde üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi, bu konudaki tartışmaları derinleştirmişti. Arjantin’deki gelişmeler, Türkiye için kadın hakları savunucularının taleplerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.