Birçok Arap ülkesi Perşembe günü, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Suriye'nin Hermon Dağı'na yasa dışı girişini kınadı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) Arap ülkesinin egemenliğine yönelik saldırıları durdurmak için harekete geçmeye çağırdı. Netanyahu, işgal altındaki Suriye topraklarındaki Mou... [kaynak metin burada kesiliyor].
Olayın Arka Planı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Perşembe günü Suriye'nin güneybatısındaki Hermon Dağı bölgesine gerçekleştirdiği ziyaret, bölgede gerilimi tırmandırdı. Hermon Dağı, 1967'den bu yana İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nin bir parçası olarak kabul ediliyor. Ancak uluslararası hukuk, Golan Tepeleri'ni Suriye toprağı olarak tanıyor ve İsrail'in 1981'de ilhak kararını geçersiz sayıyor. Netanyahu'nun bu ziyareti, İsrail'in bölgedeki egemenlik iddialarını pekiştirme çabası olarak yorumlanıyor.
Suriye, İsrail'in bu adımını "provokasyon" ve "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı, Netanyahu'nun ziyaretinin "işgalci İsrail'in saldırgan politikalarının bir parçası" olduğunu belirterek, uluslararası toplumu İsrail'e karşı önlem almaya çağırdı. Arap Birliği de acil toplantı düzenleyerek ortak bir kınama kararı yayınladı.
Netanyahu'nun ziyareti sırasında İsrail ordusunun bölgede geniş güvenlik önlemleri aldığı ve ziyaretin basına kapalı gerçekleştiği bildirildi. İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, ziyaretin "İsrail'in kuzey sınırlarındaki güvenliği sağlamak için düzenli bir faaliyet" olduğu savunuldu. Ancak bu açıklama, Arap dünyasında geniş yankı buldu ve birçok ülke kararı kınadı.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
Arap ülkelerinin ortak açıklamasında, İsrail'in "Arap topraklarına yönelik ihlallerinin" kabul edilemez olduğu vurgulandı. Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Lübnan gibi ülkeler, BMGK'yi acil toplanmaya ve İsrail'e yaptırım uygulamaya davet etti. Açıklamada, "İsrail'in bu tür provokasyonları, bölgede barış ve istikrarı tehdit ediyor" denildi.
BM Genel Sekreteri António Guterres, taraflara itidal çağrısında bulunarak, "Her türlü tek taraflı adım, uluslararası hukuka aykırıdır ve çatışmayı körükler" ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail'in egemenlik iddialarını desteklemiyoruz, ancak güvenlik endişelerini anlıyoruz" diyerek dengeli bir tutum sergiledi. Rusya, İsrail'in eylemini "kışkırtıcı" olarak nitelendirerek derhal durdurulmasını istedi.
Bölgesel uzmanlar, Netanyahu'nun bu ziyaretinin iç politikaya yönelik olduğunu ve koalisyon ortaklarını memnun etmeyi amaçladığını belirtiyor. İsrail'de artan siyasi baskılar ve yolsuzluk davaları, Netanyahu'yu dış politikada sert adımlar atmaya itiyor olabilir. Ayrıca, İran'ın Suriye'deki varlığına karşı İsrail'in önleyici saldırıları da bu tür ziyaretlerle meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekleyen tutumunu sürdürmekte ve İsrail'in Golan Tepeleri'ndeki işgalini tanımamaktadır. Netanyahu'nun Hermon Dağı'na girişi, Türkiye'nin bölgede artan İsrail saldırganlığına karşı diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmasını gerektirebilir. Türkiye, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı platformlarında İsrail'in ihlallerini gündeme getirerek Arap ülkeleriyle ortak hareket edebilir. Ayrıca, Suriye'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadelesini doğrudan etkilediğinden, Ankara'nın gelişmeleri yakından takip etmesi ve gerekli önlemleri alması beklenir. Bu olay, Türkiye'nin Orta Doğu barış sürecindeki arabuluculuk rolünü daha da önemli kılmaktadır.