İran Dışişleri Bakanı Seyid Abbas Arakçi, ülkesi ile Amerika Birleşik Devletleri arasında varılması muhtemel bir anlaşmanın başarıya ulaşabilmesi için her iki tarafın da taahhütlerine tam olarak uyması gerektiğini belirtti. Arakçi, Ortadoğu’nun en kritik diplomatik süreçlerinden birine ilişkin yaptığı açıklamada, karşılıklı güven tesisinin ve verilen sözlerin yerine getirilmesinin anlaşmanın kalıcılığı için hayati önem taşıdığını vurguladı. İranlı bakan, özellikle yaptırımların kaldırılması ve nükleer faaliyetlerin denetlenmesi konularında net bir takvim belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Karmaşık Müzakere Süreci
İran ile ABD arasındaki dolaylı görüşmeler, Umman ve Katar arabuluculuğunda devam ediyor. Arakçi, müzakerelerin içeriğine ilişkin detay vermekten kaçınmakla birlikte, “ilerleme kaydedildiğini” ancak “henüz son noktaya gelinmediğini” söyledi. İran’ın temel talebi, Trump döneminde uygulamaya konulan ve ülke ekonomisini ciddi şekilde etkileyen yaptırımların kaldırılması. ABD tarafı ise İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimlerini kabul etmesini şart koşuyor. İranlı diplomat, “Anlaşma olursa, her iki taraf da kazanır. Ama bu, sadece bir tarafın fedakarlığıyla olmaz” dedi.
Bölgesel Güç Dengeleri ve Tehdit Algıları
İran-ABD anlaşması, sadece ikili ilişkileri değil, Ortadoğu’nun tamamını etkileyecek bir dinamik. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi İran’a mesafeli ülkeler, olası bir anlaşmanın İran’ın bölgesel nüfuzunu pekiştireceği endişesini taşıyor. İsrail ise anlaşmaya en sert karşı çıkan ülke konumunda; Tel Aviv yönetimi, Tahran’ın nükleer kapasitesini koruyacağı bir anlaşmanın kabul edilemez olduğunu savunuyor. Arakçi’nin çağrısı, bu gerilimli ortamda, ABD’nin eski Başkan Donald Trump’ın 2018’de tek taraflı olarak çekildiği Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (JCPOA) yeniden canlandırılması için umut ışığı olarak yorumlanıyor. Ancak, ABD Kongresi’ndeki İran karşıtı gruplar ve İran’daki muhafazakar kanat, anlaşmaya mesafeli duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki olası bir anlaşmadan doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Ankara, uzun süredir İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılmasını ve bölgesel istikrarın sağlanmasını destekliyor. Özellikle enerji alanında, İran doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması potansiyeli, anlaşma sonrası somutlaşabilir. Ayrıca, Suriye ve Irak’taki güç dengeleri, İran’ın ekonomik rahatlamasıyla değişebilir; Türkiye, bu süreçte PKK/YPG gibi terör örgütlerine karşı mücadelede İran’ın tutumunu yakından izliyor. Diğer yandan, İran’ın nükleer programının sınırlandırılması, nükleer silahlanmanın yayılmasını engelleyerek Türkiye’nin güvenlik kaygılarını hafifletebilir.