Avrupa Birliği, Apple'ın yapay zeka destekli Siri özelliklerini piyasaya sürmede yaşadığı gecikme nedeniyle şirkete teknoloji kurallarından muafiyet tanımayacağını bildirdi. AB Komisyonu'nun dijital pazarlardan sorumlu yetkilileri, Apple'ın Avrupa'daki kullanıcılarına yeni yapay zeka hizmetlerini sunmamasının şirketin kendi tercihi olduğunu ve bu durumun şirketi Blok'un katı teknoloji düzenlemelerinden muaf kılmayacağını vurguladı. Karar, AB ile büyük teknoloji şirketleri arasında devam eden gerilimin yeni bir boyutunu oluşturuyor.
Dijital Pazarlar Yasası kapsamında uyum zorunluluğu
Apple, geçtiğimiz haftalarda Avrupa Birliği'nde iPhone kullanıcılarına yapay zeka destekli Siri özelliklerini sunmayacağını duyurmuştu. Şirket, gerekçe olarak AB'nin Dijital Pazarlar Yasası (DMA) kapsamındaki birlikte çalışabilirlik yükümlülüklerini göstermişti. Apple'a göre, yasanın getirdiği şeffaflık ve üçüncü taraf erişim gereklilikleri, şirketin kullanıcı verilerini koruma ve güvenlik standartlarını tehlikeye atıyor. Ancak AB Komisyonu, bu gerekçeyi ikna edici bulmadı.
AB'in dijital pazarlar şefi Margrethe Vestager, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Apple'ın teknolojik yenilikleri piyasaya sürme zamanlaması kendi ticari kararıdır, ancak bu karar şirketin AB yasalarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz" dedi. Vestager, DMA'nın tüm büyük teknoloji şirketleri için eşit şekilde uygulandığını ve muafiyetin söz konusu olmadığını belirtti. Bu açıklama, Apple'ın AB'deki faaliyetlerini yeniden değerlendirmesine yol açabilecek bir uyarı niteliği taşıyor.
Küresel yapay zeka yarışında Avrupa geride kalıyor mu?
AB'nin bu katı tutumu, bölgenin yapay zeka alanında küresel rakiplerinin gerisinde kalma riskini de beraberinde getiriyor. Apple, yapay zeka özelliklerini ilk etapta yalnızca ABD'de kullanıma sunarken, Çin ve diğer Asya pazarlarında da kademeli olarak devreye almayı planlıyor. Avrupa ise bu listenin dışında kalmış durumda. Uzmanlar, AB'nin sıkı düzenlemelerinin teknoloji şirketlerini bölgeden uzaklaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
Buna karşın, AB yetkilileri, DMA'nın uzun vadede daha adil ve rekabetçi bir dijital pazar yaratacağını savunuyor. Komisyon, büyük teknoloji platformlarının egemenliğini kırmayı ve küçük girişimlerin büyümesini teşvik etmeyi hedefliyor. Apple gibi devlerin uyum sağlamakta zorlanması ise kısa vadede tüketicilere yeniliklerin geç ulaşmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin AB ile olan ticari ilişkileri ve teknoloji politikaları açısından dolaylı ancak önemli bir sinyal taşıyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği kapsamında benzer düzenlemelere uyum sağlamak durumunda kalabilir. Ayrıca, yerli teknoloji şirketleri için AB pazarındaki bu düzenleyici ortam, Türkiye'deki dijital dönüşüm süreçlerine de model teşkil edebilir. Apple'ın yaşadığı zorluklar, büyük teknoloji firmalarının yerel düzenlemelere uyum sağlama kapasitesinin sorgulanmasına yol açarken, Türkiye'de benzer bir düzenleme çerçevesinin oluşturulması halinde hangi sektörlerin etkileneceği de merak konusu.