Yapay zeka alanında önemli bir oyuncu olan Anthropic, halka arz öncesinde kurucularına 'süper oy hakkı' tanıyacak bir hisse yapısı üzerinde çalışıyor. The Information'ın haberine göre şirket, kurucu ortakların şirket üzerindeki kontrolünü korumayı hedefliyor. Bu hamle, teknoloji dünyasında sıkça tartışılan kurucu kontrolü meselesine yeni bir örnek oluşturuyor.
Gelişmenin arka planı
Anthropic, OpenAI'ın eski yöneticilerinden Dario Amodei ve kardeşi Daniela Amodei tarafından 2021 yılında kuruldu. Şirket, yapay zeka güvenliği alanındaki çalışmaları ve Claude adlı yapay zeka modeliyle tanınıyor. Son dönemde büyük yatırımlar alan şirket, Amazon ve Google'dan milyarlarca dolarlık fon sağladı. Halka arz hazırlıkları ise şirketin gelecekteki kontrol yapısının nasıl olacağı sorusunu gündeme getirdi.
Kaynaklara göre Anthropic, kuruculara hisseleri oranında değil, daha yüksek oy hakkı tanıyan bir yapı oluşturmayı planlıyor. Bu, Zuckerberg'in Meta'daki ve Alphabet'teki benzer düzenlemelerine benziyor. Ancak bu tür yapılar, küçük yatırımcıların haklarını kısıtladığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Bazı yönetim kurulu uzmanları, süper oy hakkının şirket yönetiminde şeffaflığı azaltabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Anthropic'in bu hamlesi, yapay zeka sektöründeki rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde geliyor. Şirketin en büyük rakibi OpenAI, Microsoft'un desteğiyle hızla büyüyor. Google ise Gemini modeliyle pazarda yer alıyor. Yapay zeka yatırımları dünya genelinde artarken, bu şirketlerin yönetim yapıları, sektörün geleceğini şekillendirecek önemli bir faktör olarak görülüyor.
Süper oy hakkı uygulamaları, özellikle ABD'deki teknoloji şirketlerinde yaygın bir uygulama. Ancak bu uygulama, yatırımcı hakları savunucuları tarafından eleştiriliyor. Avrupa Birliği'nde ise bu tür yapılara daha temkinli yaklaşılıyor. Yapay zeka şirketlerinin kurucularını koruma isteği, aynı zamanda bu alandaki regülasyonların da tartışılmasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka alanında ulusal bir strateji geliştirmeye çalışırken, yurt dışındaki bu gelişmeler örnek teşkil edebilir. Yapay zeka şirketlerinin yönetim yapıları, teknoloji transferi ve yatırım kararları üzerinde etkili olabilir. Ayrıca, Türk teknoloji girişimlerinin küresel pazara açılırken benzer yönetim modellerini benimsemeleri gündeme gelebilir. Halka arz süreçlerinde kurucu kontrolü, Türk yatırımcılar için de önemli bir değerlendirme kriteri olabilir. Ancak bu gelişmenin Türkiye'ye doğrudan bir yansıması şu an için beklenmiyor.