İngiltere'de yıllarca oğlunu ciddi bir hastalığı varmış gibi göstererek doktorları ve çevresini aldatan Lisa Hayden-Johnson'un hikâyesi, Channel 4'te yayınlanacak yeni bir belgeselle yeniden gündeme geldi. Oğlu Matthew Hayden-Johnson, annesinin kendisini yıllarca süren bir sağlık kâbusunun içine sürüklediğini ve annesinin bugün bile yaptıklarının doğru olduğuna inandığını söyledi. Bu vaka, tıpta "başkası tarafından yapay bozukluk" ya da bilinen adıyla Munchausen sendromunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Yıllarca süren tıbbi aldatmaca
Matthew Hayden-Johnson, çocukluğundan itibaren annesi tarafından kendisine nadir görülen bir genetik hastalık teşhisi konulduğunu ve bu teşhis doğrultusunda yıllarca gereksiz tedaviler gördüğünü anlatıyor. Lisa, oğlunun beslenme tüpüne ihtiyacı olduğunu, sürekli acil servislere başvurduğunu ve sayısız ameliyat geçirdiğini iddia etmişti. Ancak doktorlar, Matthew'un durumunun aslında o kadar kritik olmadığını ve annesinin semptomları abarttığını ya da uydurduğunu keşfetti. Yapılan araştırmalar, Lisa'nın oğluna zarar vererek hastalık belirtileri oluşturduğunu ortaya koydu. Matthew, o dönemde annesinin kendisini hasta etmek için çeşitli ilaçlar verdiğini ve bu yüzden defalarca hastaneye kaldırıldığını ifade etti. Lisa, 2022'de çocuğa karşı zalimce davranış suçundan mahkûm edildi ve hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Matthew, annesinin cezaevinden gönderdiği mektuplarda ve görüşmelerde hâlâ masum olduğunu savunduğunu ve oğlunu gerçekten hasta zannettiğini iddia ettiğini belirtiyor. Matthew, "Annem bana hâlâ 'Seni seviyorum ve sana zarar vermek istemedim' diyor. Ama yaptıkları ortada. O, kendisinin haklı olduğuna öylesine inanıyor ki bu durum gerçekten korkutucu" dedi.
Munchausen sendromu ve toplumsal etkileri
Bu vaka, Munchausen sendromunun (başkasına yönelik yapay bozukluk) ne kadar sinsi bir hastalık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür vakalarda ebeveynlerin çocuklarına zarar vererek kendilerine ilgi ve sempati topladığını, bu durumun fark edilmesinin yıllar alabileceğini belirtiyor. Matthew, yaşadıklarının sadece kendi hayatını değil, ailesini de derinden etkilediğini söylüyor. Babasının boşandığını, kardeşleriyle ilişkilerinin zedelendiğini ve kendisinin de uzun süre psikolojik destek almak zorunda kaldığını anlatıyor. Channel 4'te yayınlanacak belgesel, Matthew'un hikâyesini ilk kez tüm yönleriyle ortaya koyacak. Belgeselde, eski doktorlar, sosyal hizmet görevlileri ve aile üyeleri de yer alacak. Yapımcılar, belgeselin bu tür istismar vakalarına dikkat çekmeyi ve benzer durumdaki çocukların sesi olmayı amaçladığını söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu vaka, Türkiye'de de benzer istismar vakalarının gözden kaçmaması gerektiğine dair önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Ülkemizde de sağlık sisteminde doktorların ve sosyal hizmet uzmanlarının bu tür durumları tespit etme konusunda daha dikkatli olması gerekiyor. Çocuk istismarının psikolojik boyutu sıklıkla ihmal ediliyor; ancak Munchausen sendromu gibi vakalarda çocukların fiziksel sağlığı da ciddi risk altında. Türkiye'de bu konuda eğitim ve farkındalık çalışmalarının artırılması, çocuk koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi elzem. Küresel ölçekte ise bu belgesel, tıp dünyasında ve toplumda bu sendromun daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir.