Associated Press-NORC Kamuoyu Araştırmaları Merkezi'nin yeni anketi, Amerikalı Yahudi yetişkinlerin çoğunluğunun siyasi liderler tarafından yeterince temsil edilmediğini düşündüğünü ortaya koydu. Ankete göre, Yahudi Amerikalıların yalnızca üçte biri Demokrat Parti'nin, beşte biri ise Cumhuriyetçi Parti'nin kendilerini iyi temsil ettiğini belirtti. Bu bulgular, özellikle İsrail-Hamas savaşının ardından artan antisemitizm olayları ve İsrail politikalarına yönelik farklılaşan tutumların gölgesinde, Yahudi toplumunun siyasi aidiyet duygusunun zayıfladığını gösteriyor.
Yahudi seçmenlerin partilere güveni azalıyor
Anket, Yahudi Amerikalıların yüzde 73'ünün kendilerini Demokrat veya Cumhuriyetçi olarak tanımlamadığını, bağımsız olduğunu gösteriyor. Bu oran, genel Amerikan seçmen kitlesindeki bağımsızların oranına (yüzde 43) kıyasla çok daha yüksek. Araştırmada, Yahudi yetişkinlerin yüzde 55'inin antisemitizmin son yıllarda arttığını düşündüğü, yüzde 74'ünün ise İsrail'in varlığının kendileri için önemli olduğunu belirttiği kaydedildi. Ancak İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına destek konusunda bölünmüş durumdalar: Yüzde 44'ü İsrail'in askeri harekatını haklı bulurken, yüzde 24'ü aşırı buluyor. Demokrat Yahudilerin İsrail'in eylemlerini haklı bulma oranı (yüzde 34), Cumhuriyetçi Yahudilere (yüzde 64) kıyasla düşük.
İsrail faktörü ve siyasi yansımalar
Ankete göre, Yahudi Amerikalıların yüzde 65'i İsrail'in savaş yönetimini onaylamıyor. Bu rakam, Demokrat Yahudilerde yüzde 77'ye çıkarken, Cumhuriyetçi Yahudilerde yüzde 35'e düşüyor. İsrail konusundaki bu ayrışma, iki partinin de Yahudi seçmenleri tam olarak memnun edemediğini ortaya koyuyor. Demokrat Parti'nin İsrail politikalarına artan eleştirileri ve Cumhuriyetçilerin koşulsuz destek söylemi, Yahudi seçmenlerin iki parti arasında sıkışmış hissetmesine yol açıyor. Uzmanlar, bu durumun 2024 başkanlık seçimlerinde Yahudi oylarının dağılımını etkileyebileceğini belirtiyor. Yahudi seçmenler geleneksel olarak Demokrat Parti'ye yönelse de, mevcut eğilimler bu bağlılığın sorgulanmasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki Yahudi seçmenlerin siyasi temsil krizi, Türkiye-ABD ilişkilerinde İsrail faktörünün önemini bir kez daha hatırlatıyor. Amerikan Yahudi lobisinin Kongre üzerindeki etkisi ve İsrail'e yönelik politikalar üzerindeki belirleyici rolü, Türkiye'nin Filistin meselesindeki tutumuyla zaman zaman karşı karşıya geliyor. Yahudi seçmenlerin iki partiden de memnuniyetsizliği, ABD'nin İsrail politikalarında kısa vadede büyük bir değişim yaratmasa da, uzun vadede Kongre'deki İsrail yanlısı blokun gücünü zayıflatabilir. Bu durum, Türkiye'nin Filistin konusundaki diplomatik çabaları için yeni fırsat pencereleri açabilir. Ayrıca, antisemitizm endişelerindeki artış, ABD'deki Müslüman karşıtı söylemlerle paralellik gösteriyor ve Türkiye'nin ılımlı İslam ve diyalog vurgusunu güçlendirebilir. Ancak gelişmeler, doğrudan Türk dış politikasını etkilemekten ziyade, ABD iç siyasetindeki güç dengelerine dair ipuçları sunuyor.