NATO'nun 2026 yılında Türkiye'de düzenlenen zirvesinde kabul edilen Ankara Zirvesi Bildirisi, ittifakın gelecek on yılına yön verecek kritik kararları içeriyor. Bildiri, savunma harcamalarının artırılmasından doğu kanadının güçlendirilmesine, terörle mücadeleden iklim değişikliğinin güvenlik boyutuna kadar geniş bir yelpazede maddeler barındırıyor. Türkiye, ev sahibi olarak zirvenin ana gündemini belirlerken, özellikle Doğu Akdeniz, Suriye ve Libya konularında ittifak içinde pozisyon alınmasını sağladı.
Zirvenin Arka Planı ve Ana Kararlar
Ankara Zirvesi, NATO'nun 75. kuruluş yıldönümüne denk gelen bir dönemde, artan küresel tehditler ve Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde gerçekleşti. Bildiri, üye ülkelerin GSYİH'lerinin en az %2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü yineleyerek, bu oranın %2,5'a çıkarılması için bir yol haritası belirledi. Ayrıca, NATO'nun Doğu Kanadı'nda konuşlandırılacak çokuluslu taburların sayısının artırılması ve Romanya, Bulgaristan gibi Karadeniz ülkelerinde yeni askeri üsler kurulması kararlaştırıldı.
Türkiye'nin özellikle terörle mücadele konusundaki hassasiyeti bildiriye yansıdı. PKK/YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütlerinin NATO ülkeleri için ortak tehdit olarak tanımlanması, Türkiye'nin uzun süredir talep ettiği bir maddeydi. Ayrıca, bildiriye eklenen bir paragrafla, üye ülkelerin birbirlerinin egemenlik haklarına saygı göstermesi ve terörle mücadelede işbirliğini artırması vurgulandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zirvede alınan kararlar, sadece NATO'nun savunma stratejisini değil, aynı zamanda küresel güç dengelerini de etkileyecek nitelikte. Savunma harcamalarının artırılması, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığının sürdürülmesini ve AB ülkelerinin kendi savunma kapasitelerini geliştirmesini öngörüyor. Öte yandan, Doğu Akdeniz'de enerji keşifleri ve deniz yetki alanları konusunda yaşanan gerilimler, bildiride "bölgesel istikrarın korunması" başlığı altında ele alındı. Türkiye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki sorunlara diplomatik çözüm çağrısı yapılırken, Türkiye'nin kıta sahanlığı hakları konusundaki tutumu dolaylı olarak tanındı.
Bildiride ayrıca, iklim değişikliğinin güvenlik üzerindeki etkileri ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde ele alındı. NATO'nun askeri operasyonlarının karbon ayak izini azaltması ve yenilenebilir enerji kullanımını artırması kararlaştırıldı. Bu adım, ittifakın yeşil dönüşüme uyum sağlaması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ankara Zirvesi Bildirisi, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu güçlendiren bir belge olarak öne çıkıyor. Terörle mücadele ve Doğu Akdeniz gibi Türkiye'nin öncelikli konularının bildiriye dahil edilmesi, Ankara'nın ittifak içinde ağırlığını artırdığını gösteriyor. Savunma harcamalarının artırılması taahhüdü ise Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltma hedefiyle uyumlu. Ancak, Yunanistan ile ilişkilerdeki gerilimin tam olarak yansımaması, Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki hak taleplerinin NATO tarafından net bir şekilde desteklenmediği anlamına geliyor. Yine de, zirvenin Türkiye'de yapılması ve bildirinin Ankara'nın önceliklerini yansıtması, Türk dış politikasının etkinliğini ortaya koyuyor.