İngiltere'de Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, sosyal bakım sisteminin acilen reforme edilmesi gerektiğini belirterek, konuyu ulusal gündeme taşıdı. Burnham, mevcut sistemin sürdürülemez olduğunu ve yaşlı ile engelli bireylerin bakımında ciddi sorunlar yaşandığını vurguladı. Peki İngiltere'de sosyal bakım neden bu kadar tartışmalı ve olası çözüm yolları neler?
Sosyal Bakım Krizi ve Arka Planı
İngiltere'de sosyal bakım, yerel yönetimler tarafından sağlanan ve ihtiyaç sahiplerine destek sunan bir sistem. Ancak yıllardır artan nüfus, yaşlanan toplum ve yetersiz fonlar nedeniyle sistem çökme noktasında. 2023 verilerine göre, İngiltere'de 65 yaş üstü nüfusun 12 milyonu aşması ve bunların yaklaşık 1,5 milyonunun bakıma ihtiyaç duyması, sistem üzerindeki baskıyı artırıyor. Ayrıca, bakım sektöründe çalışan 1,5 milyon kişinin çoğu düşük ücret ve güvencesiz koşullarda çalışıyor. Burnham, bu durumun hem bakım alanları hem de çalışanları mağdur ettiğini savunuyor.
Burnham'ın önerileri arasında, sosyal bakımın ulusal sağlık hizmeti (NHS) gibi vergilerle finanse edilen bir sisteme entegre edilmesi, ücretsiz kişisel bakım sağlanması ve bakım çalışanlarının ücretlerinin iyileştirilmesi yer alıyor. Ancak bu önerilerin maliyeti yüksek: Tahmini olarak yıllık 8-10 milyar sterlin ek fon gerekiyor. Muhafazakâr hükümet ise, sosyal bakım için yeni bir vergi oranı getirmeyi veya özel sektör yatırımlarını teşvik etmeyi düşünüyor. İşçi Partisi ise Ulusal Bakım Hizmeti (National Care Service) kurmayı vaat ediyor.
Uzmanlar, reformun karmaşık olduğunu ve siyasi irade gerektirdiğini belirtiyor. Örneğin, ücretsiz bakım modeli, vergi artışı anlamına gelecek ve seçmen tepkisi çekebilir. Öte yandan, özel sektör odaklı çözümler eşitsizliği derinleştirebilir. Burnham, yerel yönetimlerin daha fazla yetki ve kaynakla güçlendirilmesini savunuyor; Greater Manchester'da uygulanan yerel yönetim modelinin başarılı olduğunu öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sosyal bakım krizi sadece İngiltere'ye özgü değil. Avrupa'nın genelinde yaşlanan nüfus ve artan bakım maliyetleri benzer sorunlara yol açıyor. Almanya, Japonya ve İskandinav ülkeleri gibi ülkeler, uzun süredir sosyal bakımı vergilerle finanse edilen bir hak olarak görüyor ve çeşitli modeller uyguluyor. İngiltere'deki tartışma, bu küresel eğilimin bir parçası. Ayrıca, Brexit sonrası ekonomik belirsizlik ve pandeminin yarattığı hasar, reform ihtiyacını daha da acil hale getirdi. Dünya Sağlık Örgütü, 2050'ye kadar küresel olarak 2 milyardan fazla insanın bakıma ihtiyaç duyacağını tahmin ediyor; bu da ülkelerin şimdiden planlama yapmasını gerektiriyor.
İngiltere'de sosyal bakım reformu, sadece iç politik bir mesele değil; aynı zamanda ülkenin ekonomik ve sosyal dokusunu etkiliyor. Bakım sektöründeki iş gücü açığı, Brexit sonrası göç politikalarıyla da bağlantılı. Hükümetin, yabancı bakım çalışanlarına vize kolaylığı sağlaması tartışılıyor. Burnham'ın çağrısı, bu konuyu seçim öncesi önemli bir gündem maddesi haline getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki sosyal bakım tartışması, Türkiye için de dersler içeriyor. Türkiye'de yaşlı nüfus hızla artıyor; 2023'te 65 yaş üstü nüfus 8,5 milyonu aştı ve bu oranın 2040'ta %20'ye ulaşması bekleniyor. Ancak Türkiye'de sosyal bakım hizmetleri büyük ölçüde aileler tarafından karşılanıyor ve kurumsal bakım altyapısı yetersiz. İngiltere'deki gibi kapsamlı bir reform ihtiyacı, Türkiye'nin de gündeminde olmalı. Ayrıca, İngiltere'nin bakım çalışanı açığını yabancı iş gücüyle kapatma çabaları, Türkiye'den potansiyel iş gücü göçünü etkileyebilir. Türkiye, kendi sosyal bakım sistemini güçlendirmek için kamu-özel iş birliği ve yerel yönetimlere daha fazla yetki devri gibi modelleri değerlendirebilir. Küresel yaşlanma trendi, Türkiye'nin de uzun vadeli planlamalar yapmasını zorunlu kılıyor.