İngiltere'de Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın ekibi, ülkenin ulusal yapay zeka stratejisini köklü bir şekilde revize etmeye hazırlanıyor. Planın odağında, yapay zeka teknolojilerinin ABD merkezli büyük teknoloji şirketlerinin çıkarları yerine yerel toplulukların ihtiyaçlarına hizmet etmesi yer alıyor. Burnham, teknolojinin kamu yararına kullanılması gerektiğini vurgularken, bu yaklaşımın Birleşik Krallık genelinde yeni bir politika çerçevesine ilham vermesi bekleniyor. Gelişme, hükümetin mevcut yapay zeka politikalarına yönelik artan eleştirilerin ardından geliyor.
Gelişmenin arka planı
Andy Burnham, İşçi Partisi'nin önde gelen isimlerinden biri olarak, teknoloji politikalarında toplum merkezli bir yaklaşım benimsemesiyle tanınıyor. Ekibi, özellikle sağlık, eğitim ve ulaşım gibi kamu hizmetlerinde yapay zekanın daha etkin kullanılmasını hedefliyor. Mevcut Ulusal Yapay Zeka Stratejisi, büyük oranda özel sektör yatırımlarına ve ABD merkezli şirketlerin (Google, Microsoft, Amazon gibi) hakimiyetine dayanıyor. Burnham, bu durumun yerel ekonomilere ve kamu yararına yeterince katkı sağlamadığını savunuyor.
Plan kapsamında, yerel yönetimlerin yapay zeka projelerine doğrudan yatırım yapması, veri paylaşım platformlarının oluşturulması ve küçük işletmelerin teknolojiye erişiminin kolaylaştırılması öngörülüyor. Ayrıca, yapay zekanın etik kullanımına yönelik bağlayıcı kurallar getirilmesi de gündemde. Burnham'ın ekibi, bu yaklaşımın diğer İngiliz şehirleri için de model oluşturabileceğini belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu girişim, küresel ölçekte yapay zeka politikalarının yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. Avrupa Birliği, Yapay Zeka Yasası ile teknolojiyi düzenlemeye çalışırken, ABD ve Çin arasındaki rekabet hız kesmeden devam ediyor. İngiltere, Brexit sonrası kendi teknoloji politikasını oluşturma çabasında. Burnham'ın önerisi, ülkenin ulusal stratejisini daha kapsayıcı ve yerel odaklı hale getirme potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu tür yerel inisiyatiflerin küresel teknoloji şirketlerinin etkisini dengeleyebileceğini, ancak büyük yatırımlar gerektirdiğini vurguluyor. Ayrıca, İngiltere'nin yapay zeka alanındaki rekabet gücünü koruması için bu dönüşümün dikkatli yönetilmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin yapay zeka stratejisi henüz emekleme aşamasında olmakla birlikte, benzer bir yerel odaklı yaklaşımın önemi giderek artıyor. Burnham'ın modeli, Türkiye'deki belediyelerin ve yerel yönetimlerin teknoloji politikalarına dahil edilmesi açısından örnek teşkil edebilir. Özellikle büyükşehir belediyelerinin, yapay zeka ile ulaşım, sağlık ve eğitim hizmetlerini iyileştirme potansiyeli bulunuyor. Ancak Türkiye'nin teknoloji bağımlılığı ve veri güvenliği konularında dikkatli olması gerekiyor. Bu gelişme, küresel yapay zeka politikalarındaki dönüşümün bir parçası olarak izlenmeli.